Aksipi Sınır Karakolu Baskını (11 Eylül 1996)
Ve Gerçek Bir Kahramanın Öyküsü…
Bugünlerde Irakta Yuvalanmış Terör Örgütü 90’lı Yıllarda İran Torakları Üzerinde Sabit Tesisler Ve Kamplar Kurmuş Faaliyetlerini İran Toprakları Üzerinde Sürdürmekteydi.
Sürekli Olarak İrandaki Kamplarında Çıkan Pkk’lı Teröristler Sınır Boylarındaki Karakollar Basıp Kayıplar Verdirmekteydi.İran’lıların Desteğini Alan Pkk’lı Teröristler Yaralıları Urumiyedeki Hastahanede Tedavi Ediliyordu…
Hatta Ve Hatta Pkk’lı Teröristler Saldırıyı Yapıp İrandaki Kamplarına Dönerken İran Karakolları Onlara Ateş Desteği Sağlıyordu. (Alan Karakolu)
Şimdi İran Pkk İle Mücadele Ediyor…
Niye?
Bir Şey Haddini Aşarsa, Tersine Döner.
Pkk İranda Haddini Çoktan Aşmıştı…
Şimdi Silah Onlara Da Döndü…
Konumuza Dönelim.
İşte İran Sınırında Yer Alan Zamanla Saldırıya Uğramış Karakollar Alan Konalga, Kamışlı, Sualtı Sultantop, Koçdağı Perihan Ve Diğerleri…
Bugün İran Sınırında Yer Alan Aksipi Sınır Karakolu’ndan Bahsedeceğim…
Aksipi Sınır Karakolu Baskını
Van İlimiz Özalp İlçesi Jandarma Sınır Taburuna Bağlıdır…
Karakolumuz O Günlerde Artan Baskın Duyumlarına Karşı Gerekli Hazırlığı Yapmış Önlemler Alınmış Dikkat En Yüksek Düzeye Çıkmıştır…
11 Eylül 1996 Gecesi Saat 24 Civarında Pkk’lı Teröristler Roketatarla Karaklolu Ateş Altına Almış Sızma Unsurları Mevzilere Yakınlaşıp El Bombası Atmaya Başlamıştı.
Pkk’lı Teröristlerin Sayıları 50 Civarındaydı.
İlk Açılan Ateşte 6 Mehmetçik Şehit Düşüyordu…
Sonrasında Karakol Ve Mevzilerde Yer Alan Mehmetlerin Olağanüstü Gayretiyle Pkk’lı Teröristler Karakola Dahi Yaklaştırılmadan Geri Püskürtülüyordu.
Pkk’lı Teröristler 13 Kayıp Vererek Cesetlerini Dahi Yanına Almadan İran’a Kaçıyordu.
Aksipi Sınır Karakolu Baskını Ve Esir Düşen Asker
Çatışma Sırasında 1 Askerimizde Pkk’lı Teröristler Bir Askerimizi De Kaçırmıştı.
Burada Sözü Esir Düşen Askerimize Bırakıyoruz.
“Bize O Gün Kesin Çatışma Olacak Dediler. İlk Defa Miğfer Giydirildik. Karakola İlk Kez Tam Teçhizatla Gitmiştik. Komutanlarımız Bol Bol El Bombası Vermişlerdi. Ellerimiz Tetikte Çatışmayı Bekledik O Gün. Taciz Ateşinden Sonra Roketatarla Saldırdılar. İç İçe Sıcak Çatışmaya Girdik. İkisi Asteğmen 24 Kişiydik. Biz Karakolun Hakim Tepesindeydik Karakolu Koruyorduk. İran Tarafından Geldiler. Çatışma Sırasında Ben Mevzideydim. Devrem Bana Bağırıp Nerde Olduğumu Sorunca Ben De Yerimi Söylemiş Oldum. Kafama Namluyu Dayadılar Ve Ayağa Kalkmamı İstediler. Diğerlerine Ne Oldu Bilmiyorum Ama Sadece Beni Aldılar. Ben “Beni Burada Vurun Ama Kamplara Götürmeyin” Dedim Ama Dinlemediler. Yaklaşık 2 Ay Yol Yürüyerek İki-Üç Kamp Gezdirdikten Sonra Beni Zap Kampına Getirdiler. Ellerinde Tam 8 Ay Kaldım. Bana Propaganda Yapıyorlardı. Tutuklu Gibi Mağarada Esir Hayatı Yaşadım. Başımda Hep Nöbetçiler Vardı. Kamp Sorumlusu, “Seninle Alıp Vermediğimiz Yok. Sen Bizim Propaganda Malzememiz Olacaksın. Senin Sırtından Yaptığımız Reklamı Milyarlar Versek Yapamayız’ Dedi. Türkiye Çok Büyük Bir Operasyon Başlatınca Fırsattan Yararlanıp Bir Gün Kaçtım” Dedi.
Ve Şimdi Bir Kahramanın Gerçek Öyküsünü Anlatalım.
Gerçek Bir Kahramanın Öyküsü: Bilal Çalışkan
Bu Olayda Sonradan Ordumuzun Da Övgüsünü Kazanan Kahraman Asker Bilal Çalışkan Kayserili Orta Halli Çalışkan Ailesinin 3 Çocuğundan En Büyüğüydü. Askere Gitmeden Babası Rıza Gibi Mobilyacılık Yapıyordu.
Askerlik Çağına Girdi Ve 1996 İlkbaharında Silah Altına Alındı, Komando Oldu. Güneydoğu'da Vatani Görevini Komando Olarak Yaparken, Pkk Baskınına Uğrayan Ve 6 Askerin Şehit Olduğu Karakolu Makineli Tüfekle Tek Başına Koruyarak, 23 Arkadaşının Yaşamını Kurtardı.
Gösterdiği Kahramanlıktan Dolayı Dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal Tarafından Bir Radyo Armağan Edilerek Ödüllendirildi.
Kayserili Bilal Çalışkan, Olaydan Yaklaşık İki Sene Sonra Kayseri Orduevi'nde Düzenlenen Törende Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ‘Üstün Cesaret Ve Feragat Madalyası’yla Ödüllendirildi.
Kendi Tabiri İle 800 Kurşunu Adres Olarak Pkk’lı Teröristlere Gönderdi. Törende, Şehit Ailelerinin Yanında Gurur Abidesi Gibi Yer Alan Bilal Çalışkan, Duygulu Anlar Yaşadı. Teskere Aldıktan Sonra, Mesleği Mobilyacılığa Dönen Bilal Çalışkan, Gösterdiği Büyük Kahramanlığın Önemli Bir Şey Olmadığını Söyleyecek Kadar Alçak Gönüllü Davrandı.
Bilal Çalışkan, Konuşmasında
-Yerimde Kim Olsa Öyle Yapardı. Türk Silahlı Kuvvetleri Adına Takılan Madalya, Hayatımın En Değerli Armağanı Ve Ödülüdür. Bu Madalyamı, Düğün Yaptığım Gün Damatlığımın Yakasına Takacağım.’’
Dönemin Kayseri Garnizon KomutanıTümgeneral Seyfettin Seymen, Bilal Çalışkan'ın Madalyasını Takarken,
‘‘Keşke Ben De Onun Gibi Olabilsem. Bu Madalyayı Alabilmeyi Allah Hepimize Nasip Etsin. Ne Mutlu Sana. Sen Bizim Gururumuzsun. Şehitlerimizin Kanını Döken Canilere İşte Bu Dersi Veren Bilal Çalışkan'dır’’dedi.
Dönemin Kayseri Valisi Mustafa Yıldırım Da Konuşmasında,
‘‘Bilal'i Sevin, Ona Sahip Çıkın. Ne Mutlu Sana, Türk Milletine Layıksın, Örneksin. ALLAH , Türk Milletini Korusun’’dedi.
Şanı En Yüce Olan ALLAHIMIZ Başımızdan Bu Tür Kahramanları Eksik Etmesin.
Mücadele Tam İçersinde, Tam Merkezinde, En Önde, Her Zaman Önde Olan Ve Güneydoğu Ve Doğu Anadoluda Bulunan Karakolların Verdikleri Mücadele Ve De Çıkardıkları Kahramanlardan Bir Yazı Dizisi Halinde Bahsetmeye Devam Edeceğim İnş’ALLAH…