BİZİM KÖŞE
BİRLİĞİN VE BİLGİNİN MEKANI
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

İslâm Dünyasında Türk Olmak

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> ALPEREN'CE
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
*AYYILDIZ*
er
er


Kayıt: 27 Arl 2007
Mesajlar: 27
Konum: Tunceli

MesajTarih: Cum Hzr 27, 2008 11:11 am    Mesaj konusu: İslâm Dünyasında Türk Olmak Alıntıyla Cevap Gönder

Tarihin en önemli dönüm noktalarından birisi hiç şüphesiz Talas Meydan Savaşında Türkler ile Arapların bir terkip (koalisyon) oluşturarak Çinlileri yenmeleridir. Bu savaşla Çin’in yükselmesi nerede ise bin iki yüz elli yıl gecikmekle kalmamış; Türklerin dolayısı ile de İslam’ın, “eski dünya” olarak da bilinen üç kıtada bin yüz yıl hâkimiyetini sürdürmesinin yolunu açmıştır. Bu arada İslam’ın, Türklere ne verdiği ve Türklerin, İslam’a neler kazandırdığı ise önemli bir husustur. Gelin şimdi bu konuyu biraz açmaya çalışalım. ---------“Allah mutlaka nurunu tamamlayacaktır.” düsturundan ilham alan Türkler, Nizam-ı Âlem, İla’yı Kelimetullah” olarak da adlandırılan “Cihan Hâkimiyeti” ülküsüne (idea) hukuki bir dayanak oluşturarak, bir başka deyişle resmilik kazandırarak, dünyanın bilinen her yerine hizmet veren bir hukuk bürosu gibi çalışmışlardır. Haliyle takva kapılarını bir bir aralayarak, yüksek mevkilere erişmişlerdir. Zira Allah’ın, kullarına merhameti; bir anne güvercinin yavrularına gösterdiği merhametten bile kat be kat fazladır. Ve milletimiz bu merhamete nail olmuştur. ---------Türkler, İslam kültür ve medeniyetine öyle büyük katkılar yapmışlardır ki bunlar saymakla bitmez. Misal İslam ülkelerine gerçek anlamda devlet yapısını kazandıranlar da Türkler olmuştur. Hatta bir Arap-İslam Devleti olan Abbasi Devleti bile Türk’ün emeği, alın teridir. İslam’ın özünden uzaklaştırılmasını, Emevi ırkçılığını Türkler önlemiş; Horasan’dan dalga dalga gelen Türkmenler, İslam’a yeni bir atılım, yeni bir ruh, yeni bir güç kazandırmışlardır. Buna Yesevileri, Mevlanaları, Birunileri, İbn-i Sinaları, Kılıçaslanları, Fatihleri… yahut kısaca İmam Maturidi ve İmam Ebu Hanife’yi eklersek Türk’ün, İslam kültür ve medeniyeti içerisinde hiçbir zaman “dış kapının mandalı” olmadığı, üstüne üstlük tahtının da salonun baş köşesinde durduğu anlaşılacaktır. --------- Özcan Yeniçeri Bey’in de dediği gibi, birkaç bomba patlasa da şu İslam ülkelerini yağmalasam diye her gün terör duasına çıkan bir Amerika ve destekçisi diğer Batılı ülkelere ne demeli? Şimdi bir düşünün bakalım. Türk’ün birliği, iriliği, diriliği duruyor olsaydı; ne idüğü belirsiz sıpalar Babil’in (Bağdat) asma bahçelerini talan edebile-cekler miydi? Kimileriniz “Eşek hoşaftan ne anlar.” diyorsunuzdur. Doğrudur, maneviyat fakiri Batılılar İslam’dan bir şey anlamazlar. Zira anlasalardı Müslüman olurlardı. Ama Elmalılı Hamdi Yazır Bey’in de buyurduğu gibi, elbet İslam’ı anlayacakları günler de gelecektir. Biz ya sabır deyip, kendimizi bilelim. Çünkü kestiği kurbanın bile gözlerini bağlayan bir millet terörist olmaz. Olmadığı gibi, terörizme alet de olmaz. ---------Avrupa ve Amerika’dan müteşekkil Batı dünyası, Türklerin, Macar ovalarında cirit atıp; Bavyera köylerinde atlarının terini kurulamasını içine sindirebilmiş midir? Türk atlılarına geçit oldu diye, daha dün Mostar köprüsüne kin kusan bu insanlar değil miydi? Peki, ne hakla İslam ülkelerinde olup bitenleri sineye çekmemizi istiyorlar? Üstelik daha dün Kıbrıs savaşında, bize yardım için koşup gelenler bir Pakistan, bir Libya değil miydi? Ya cephede yetip arttığı gibi, banka bile kurduğumuz Türkistan yar dımlarına ne diyeceksiniz? “Çırpınırdın Karadeniz” şiirinin ünlü ozanı, Azerbaycan mil li şairi Ahmet Cevat’ın “vefalı Türk” diye seslendiği biziz cancağızlar. O Ahmet Cevat ki, Türkiye ‘ye olan sevgisini dizelere döktüğü için Komünist Ruslar tarafından kurşu na dizilerek şehit edilen bir alperendi. Kısacası vefasızlık bize yakışmaz. Yakışmama lı… İslam dünyasında, birilerinin, sırtına bindiği bir at değil; oyunu yönlendiren şah ol malıyız. Sözün özü Türk olmalıyız. ---------Şimdi içinizden birileri çıkıp, “Ne yani, Amerika’ya savaş mı açalım?” diyebilir. Haklıdır da. Malazgirt’i, Mohaç’ı, Akka’yı, Çanakkale’yi okumamıştır. Okumuşsa bile, taşıdığı kan, içtiği Amerikan kolaları yüzünden “asil kan” olma vasfını yitirmiştir. Tersten okununca “La Mekke, La Muhammed” (Mekke ve Muhammed yok olsun.) yazdı- ğına dair rivayetler sağır sultanın bile dilinde olan kola, sadece mideyi bozacak değil ya? Yıllık kârını İsrail’e hibe etmekle kalmıyor; meret, dimağları da bozuyor demek ki. Neyse cancağızlar, İslam’ın, Üstat Cemil Meriç Bey’in söylemiyle “hadım edilmiş İs-lam” olmadığı bir devirde, Ebu Hanife ile talebeleri dar bir sokakta gidiyorlarmış. Bir den azgın bir boğa sokağın öbür ucunda belirmesin mi! Talebelerin beti benzi atmış haliyle. Mezhep önderimiz Numan Hazretleri (Ebu Hanife’nin asıl adı Numan’dır.) öğ rencilerine sırtlarını duvara dayayıp kımıldamadan durmalarını sıkı sıkıya tembih ederek kendisi öne geçmiş. Sonrasında, boğanın hışımla gelip; tam Numan Hazretlerine boynuz darbesini indireceği sırada, Hz. Numan’ın kıvrak bir vücut hareketi ile yana çe kilivermesi ve boğanın geçip gitmesi bir olmuş. Şimdi bu olayı niye anlattım? Talebeler arasındaki bazı sığ dimağlılar, kalp gözünün açık olduğunu bildikleri hocalarına hitaben, boş yere kendisini tehlikeye attığını, bir keramet gösterip, bu tehlikeyi savuşturabileceğini dile getirmişler. Bunun üzerine Ebu Hanife Hazretleri hafiften gülümseyerek, şöyle buyurmuş:”Onun boynuzları var, benim ise aklım.” Evet, canlar! Her şeyi Allah’tan, bekleyip; her sorunu Hz. Mehdi’ye bırakmak olacak iş midir? Tedbirin, tevekkülden önce geldiğini bilip dururken hem de… Sözün özü, Türkiye her zorluğun üstesinden gelebilir. Yeter ki aklımızı kullanmayı bilelim.

Aziz Dolu

_________________
Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Mehmet Akif Ersoy
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> ALPEREN'CE Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



BİZİM KÖŞE



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford.

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.034