BİZİM KÖŞE
BİRLİĞİN VE BİLGİNİN MEKANI
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

İslam

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İLMİHÂL ve FIKIH
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Yusuf yüzlü
Üstçavuş
Üstçavuş


Kayıt: 05 Arl 2007
Mesajlar: 114
Konum: Isparta

MesajTarih: Pts Arl 10, 2007 11:12 am    Mesaj konusu: İslam Alıntıyla Cevap Gönder

Hadîsi serifte buyurulmustur: Islâm bes sey üzerine bina edilmistir.

1. Kelime-i sehadet getirip manasini ögrenip, inanmak,

2. Bes vakit namazi vaktinde kilmak,

3. Ramazan ayinda oruç tutmak,

4. (Kendine farz olana) zekat vermek,

5. (Zengin olana) ömründe bir defa hacca gitmek.

A. Kelime-i sehadet, Eshedü enlâ ilâhe illallah ve eshedü enne Muhammeden abdühu ve Resûlüh demektir.

B. Dinimizin diregi olan bes vakit namaz Peygamberimizin miracinda farz kilinmistir. Büyük zikir, büyük dua ve büyük amel olan namaz hakkindaki yekûnu 88’e ulastigi bildirilen âyetlerden bazilari sunlardir:


Resûlüm sana vahyedilen Kur’ân-i Kerim’in âyetlerini oku ve namazi da (erkân ve âdâbina uyarak) dosdogru kil. Süphesiz ki namaz; (edebe, akla ve seriata uymayan) çirkin olan seylerden (kilani) alikor. Allah’i zikretmek ibadetlerin en büyügüdür. Yaptiginiz her seyi Allah bilir. (Ankebut 45)

(Sartlarina uyarak, farzina, vacip ve sünnetlerine dikkat ederek vaktinde kilmak suretiyle) Namazlari (nin hakkini) koruyanlar (yok mu). Iste bunlar Cennetlerde ikram görenlerdir. (Mearic 34-35)

Namazi dosdogru kilin, zekati verin ve Allah Resûlüne itaat edin. Ta ki, ilahî rahmete kavusasiniz. (Nur 56)

Iman eden, iyi amellerde bulunan, namazi dosdogru kilan, bir de zekati veren kimselere Rableri katinda mükâfat vardir. Onlar için hiçbir korku yoktur, onlar üzüntü de duymayacaklardir. (Bakara 277)

Peygamberimiz de söyle buyurmustur;

Namaz dinin diregidir. Onu terkeden dinini yikmis olur.

Bir baska hadîsde;

Amellerin en üstünü vaktinde kilinan namazdir.

Yine bir baska hadîsde;

Namazin dünyadaki derecesi, âhirette cemâlullah’in derecesi gibidir

buyrulmustur.

Yine baska bir hadîsi serifte söyle müjdelenmistir:

Bes vakit namaz, namaz vakitleri arasinda; Cuma namazi da, iki Cuma arasinda islenen küçük günahlarin kefaretidir.

Peygamberimiz Gözümün nûru namazdir buyurmustur.

Bu âyet ve hadîslere ne ilave edilebilir?

Böylece namaz; ibadet ve amellerin bas tâci, Allah’a yakinligin araci, müminlerin miraci, kötülüklerin ilaci, fakirlerle kadinlarin hacci, müminin kâfirden ayiracidir.

Namazin 12 sarti vardir. Bunlardan biri eksik olsa namaz olmaz. Bunlarin altisi namazin disinda olan sartlar, altisi da namaz kilinirken yapilmasi gereken (namazin içindeki) sartlardir.

Namaza baslamadan (namazin disinda) yerine getirmemiz gereken sartlar sunlardir:

1. Hadesden taharet (cünüp olanin gusletmesi ve abdest almak.)

a. Guslü gerektiren durumlarda sünnete uygun sekilde gusletmek farzdir.

· Agza dolu dolu su vermek (mazmaza),

· Burna su vermek (istinsak),

· Bedenin bütün kisimlarini (killarin dibine de suyu ulastirmak sartiyle) yikamak.

Guslün üç farzi, sartdir.

Sünnet üzere söyle gusledilir:

Önce “Bismilahirrahmanirrahim” der, (niyet ettim guletmege) diye niyetlendikten sonra, ellerimizi bileklere kara yilariz. Üstümüze yapismis, su geçmesine engel olacak birsey varsa onlari yikayip gideriz. Edep yerlerimizi yikar temizleriz. Sonra sag avucumuza üç kere su alarak her seferinde agzimiza dolu dolu su verir bogaza kadar çalkalar dökeriz (mazmaza). Bundan sonra sag elimizle burnumuza, üç kere su verip suyu burnumuza kuvvetlice çeker ve sol elle sümkürürüz (istinsak). Daha sonra üçer kere yüzümüzü, sag ve sol kollarimizi (dirsekler dahil) yikariz. Birer kere basimiza, kulaklarin içine, arkasina ve boyna meshettikten sonra önce basimiza, sonra sag ve sol omuzlarimiza üçer kere su döker ve her döküste bedenimizi ogusturarak hiç islanmamis yer birakmadan güzelce yikariz. Saç ve sakal aralarina, göbege, kapanmis küpe deligine kadar her uzvumuza suyu ulastiririz. En sonunda ayaklarimizi yikariz. Ayagi sonra yikamak, gusül yerinin toprak olmasi halindedir. Bugünkü banyolarla çamur olmayan yerlerde yapilan gusülde, abdest almada oldugu gibi, bas ve kulak arkalari ile boyna meshettikten sonra, önce sag, sonra da sol ayaklarimizi yikariz. El ve ayak parmaklarinin arasina suyun güzlece islemesi için aralarini hilalleriz.

b. Abdesti olmayanin abdest almasi:

· Yüzünü yikamak (yüz, iki kulagin yumusaklari arasi ile alindaki saç biten yerle çene alti arasidir).

· Ellerini (dirsekler dahil) yikamak,

· Basini meshetmek,

· Ayaklarini (topuklar dahil) yikamak.

Abdestin dört farzidir. Bunlarda noksanlik olmussa abdest alinmamis olur.

Abdesti söyle aliriz:

Besmele çekeriz. Niyet ettim Allah rizasi için abdest almaga deriz. Ellerimizi bileklerimize kadar yikariz, parmak aralarini hilâlleriz. Yüzük varsa oynatiriz. Sag avucumuzla agzimiza üç defa su vererek agzimizi çalkalar, dislerimizi parmakla ogariz. Üç defa da burnumuza su verir, sol elle sümkürürüz. Sonra üç defa yüzümüzü yikariz. Önce sag, sonra da sol kolumuzu üçer kere yikariz. Sag elimizi islatip basimizin ön tarafini bir kere meshederiz. Iki elimizi islattiktan sonra serçe parmaklarimizi kulaklarimizin içinde oynatirken bas parmaklarimizla da kulak arkalarini, diger üç parmaklarla da boynumuzu iki yandan sigariz. Önce sag, sonra sol ayagimizi topuklarla birlikte üçer kere yikariz. Parmak aralarini da ovariz.

2. Pisliklerden (necasetten) temizlenmek: Namaz kilacak kimsenin bedenini, elbise ve namaz kilacagi yeri temizlemis olmasidir.

3. Örtünmek (serti avret): Namazda örtülmesi sart olan yerlerin örtülmesidir. Kadinlar için bu yer, yüzleri ile ellerinden baska her yerlerdir.

4. Kibleye dönmek (istikbali kible): Namazda Kâbe’ye yönelmek sarttir. Kâbe’yi göremeyecek yerde olanlarin Kâbe tarafina yönelmeleri farzdir. Kibleyi bilmeyen arastirarak bu ciheti bulmalidir.

5. Vaktin girmis olmasi: Farz namazlari ile bunlarin sünnetleri, vitir namazi ile teravih ve bayram namazlari için bu namazlarin vaktinin girmis olmasi sarttir. Bu namazlarla birlikte evvabîn ve teheccüt namazlarinin vakit girmeden kilinmasi muteber degildir. Namazlarin kilinma vakitlerini bilmek borcumuzdur.

6. Niyet etmek: Namaz için niyet, Allah için ihlâs ile namaz kilmayi istemek ve hangi namazi kilacagini bilmektir.

Ameller niyetlere göre deger kazanir. Bu sebeple her amelde niyet sarttir. Namazda ise bu sart farz olarak kesin bir zaruret belirtir. Niyetin kalb ile yapilmasi yaninda dil ile de (usulca) söylemesi istenmistir. Farz namazlarla, vitir, Cuma ve bayram namazlarinda bunu belirtmek lâzimdir. (Bugünkü sabah namazinin farzina, bugünkü Cuma veya vitir namazina, bayram namazina niyet ettim seklinde) sünnet olan namazlarda (niyet ettim su vaktin ilk veya son sünnetine, bugünkü evvabin veya teheccüt namazina) diyerek niyet edilir. Bunlar namaz baslamadan önce yerine getirilecek farzlardir. Bunlardan biri veya birkaçi olmazsa namaz kilinamaz.

Namazin içinde olan (namaz kilinirken yerine getirilmesi gereken) farzlar da sunlardir:

Baslama Tekbiri (iftitah tekbiri): Namaza Allahü ekber diye baslamaktir.

Ayakta durmak (kiyam): Farz ve vacip namazlarda (gücü yetenlerin) ayakta durmalari farzdir.

Kur’ân okumak (kiraat): Namazda Kur’ân okumak (bilenler için) farzdir. Bilmeyenlerin ilk firsatta Fatiha sûresini daha sonra da Inna A’tayna ve Kulhüvallahü Ahad gibi en kisa sûreleri ezberlemeleri de farzdir. Baska sûre ve âyet bilmeyenler, farzlarin ilk iki rekatlariyla sünnetlerde ikiser defa, farzlarin üçüncü ve dördüncü rekatlariyla Kunut duasi yerine ve oturuslarda Ettahiyyatü bilmiyorsa Ettahiyyatü yerine de Fatiha’yi birer defa okusunlar. Ancak ilk firsatta diger sûrelerden birini, Kunut’u ve Ettahiyatü’yü ögrenmeleri gerekir. Fatiha’yi da bilmeyen, namazin her bölümünde (rüknünde) Allahü ekber der. Bu kavil en kisa zamanda ögrenmek sartina bagli bir geçici ruhsattir.

Rükû (egilmek): Kiraattan sonra egilmek suretiyle bas ile arkanin düz bir halde tutulmasi ve ellerin diz kapaklari üzerine parmaklar biraz açik vaziyette konulmasidir.

Secde etmek (sücud): Rükûdan dogrulduktan, dizleri büküp yere koyduktan sonra, alni ve burnu iki eli ile birlikte yere koyarak iki ayak uçlari (mümkünse) kibleye karsi dönecek sekilde secde yapilir. Bu secde her rekatta pespese iki defadir.

Son oturusu yapmak (kadeiâhire): Namazlarin sonunda (Ettahiyyatü okuyacak kadar) oturmak da farzdir. Dört rekatli bir farz namazinin dördüncü rekati ile aksam namazinin üçüncü rekatinda oturulmadan bir rekat daha kilinip secdaya varilsa farz yerine getirilmemis olacagindan, bu namazlarin yeniden kilinmasi icabeder.

Namazda tadili erkân denilen çok mühim bir özellige de dikkat etmelidir. Buna farzdir diyenler vardir. Namazin ayakta durmasi (kiyami) rükû ve secdeleri gibi farz olan rükünlerini sükûnet içinde, aceleye getirmeden yapmak tadili erkândir. Rükudan kiyama kalkinca vücut dimdik olmali ve Sübhanallahilazim diyecek kadar durduktan sonra secdeye varmali, iki secde arasinda da böyle bir zaman durmalidir. Namazda orta yollu bir sükûnet içinde olmayi, acele etmemeyi tadili erkândan saymislardir. En lüzumlu ve pek faydali bir zaman olan ibadetle geçen zamanin degerini bilmelidir. Böyle bir niyetle, ayiklik ve sevkle namaz kilmaya çalismaliyiz. Namazdan kendi istegi ile çikmayi da farzdir diyenler vardir. Vakit çikmadan önce namazi bitirmis olmali ve son oturusta Ettahiyyatü okuyacak kadar olsun oturduktan sonra selâm vererek namazinizi ikmal etmeliyiz.

Namaz kilan ayakta dururken secde yerine, rükûda ayaklarinin ucuna, oturusda da dizlerinin arasina bakmalidir.

Namazlarin farzindan biri eksik olsa o namaz kabul edilmez. Yeniden kilinir. Namazlarin vâcipleri ise, farzlarindaki bilmedigimiz noksanlari tamamlar, onlari ikmal etmis olur.

Namazlarin vacipleri sunlardir:

Namaza mutlaka Allahü ekber diye baslamak.

Namazlarda Fatiha sûresini okumak.

Fatiha’yi zammi sûreden önce okumak.

Farzlarin ilk iki rekati ile vitir ve sünnet olan namazlarin her rekatinda zammi sûre okumak.

Kendi basina kilinan namazda, ögle, ikindi farzlari ile gündüz kilinan bütün sünnet namazlarinda gizlice okumak.

Cemaatla kilinan namazlardan sabah, Cuma, bayram, teravih, vitir namazlarinin her rekatinda, aksam ve yatsi namazlarinin ilk iki rekatinda açiktan; ögle ikindi farzlari ile gündüz kilinan bütün sünnet namazlarinda gizlice okumak.

Vitir namazlarinda Kunut duasi okumak ve Kunut tekbiri almak.

Secdede alin ile birlikte burnu da yere koymak.

Üç veya dört rekatli namazlardaki birinci oturusu yapmak.

Namazlarin her oturusunda Ettahiyyatü okumak.

Cemaatin susup imami dinlemesi. (Cemaata imam kiraate baslamadan yetisenler, Sübhâneke’yi okuyup susar. Imam kiraata basladiktan sonra namaza yetisenler Allahü ekber diye namaza girer ve baska bir sey okumaz).

Namazda yanilarak terkedilen vâcipler için yanilma (sehiv) secdesi yapmak.

Namazlarin farzlarinda tertibe uymak (kiyamdan rükûdan sonrada secdeye gitmek sekliyle).

Namazlarin sonunda önce sag sonra sol tarafa yüz çevirerek Esselamu aleyküm ve rahmetullah demek.

Namazin sünnetleri de kisaca sunlardir:

Baslangiç tekbirini alirken elleri erkeklerde kulak hizasina, kadinlarda omuz basina kaldirmak. Erkekler bas parmaklarini kulak yumusaklarina degecek sekilde tutarlar.

El ayalarini kibleye çevirmek.

Erkeklerin göbek altinda, kadinlarin da gögüsleri üzerinde olmak kaydiyla sag ellerini sol elleri üzerine koymalari, erkeklerin bas ve serçe parmaklarini halka seklinde tutarak sol bileklerini kavramalari, diger üç parmaklarini kollari üzerinde uzatmalari.

Tekbirden sonra Sübhaneke okumak.

Fatihadan önce Eûzu Besmele çekmek.

Rükûda üç defa Sübhane rabbiyel azîm demek.

Her secdede üç defa Sübhane rabbiyel a’lâ demek.

Son oturuslarda Rabbenâ âtinâ, Rabbenagfirlî, Rabbenâ lâ tuzig kulûbenâ gibi bir duayi salavatlardan sonra okumak.

Fatiha’dan sonra gizlice âmîn demek.

Üç ve dört rekatli farzlarla vitrin ikinci oturuslarinda, öglenin ilk sünneti ile Cuma namazinin ilk ve son sünnetlerinin yine ikinci oturuslarinda, diger namazlarin her oturusunda salli ve bârik okumak.

Kiyamdan rükua egilirken, secdelere varirken ve secdelerden kalkarken Allahü ekber demek.

Rükudan kalkarken hem imamin hem de yalniz kilanlarin Semi allahü limen hamideh demesi.

Secdede ayak parmaklarini bükerek uçlarini kibleye getirmek.

Ayakta dururken topulari dört parmak araliginda tutmak.

Oturuslarda erkeklerin sol ayaklarini döseyerek üzerine oturmasi ve sag ayaklarini dikip parmak uçlarini kibleye çevirmek.

Rükudan kalkarden Rabbenâ lekel hamd demek.

Oturuslarla secde aralarinda elleri parmaklar biraz açik olarak üzerine koymak.

Namazlarin sonunda yüzü önce saga, sonra da sola döndürmek esselamu aleyküm demek.

Ezan duyulmayan yerlerde hem ezan, hem de kâmet okumak, ezan duyulabilen yerlerde otruran erkekler için ise tek basina veya cemaatle kilinan farz namazlari için kâmet almasi da sünnettir.

Farz olan Cuma namazinin ön sünnetini kilip –iki rekat namaz yerinde olan hutbe konusmadan dikkatlice dinlenir- farzi imama uyarak kildiktan sonra, son sünneti ve zuhru âhir denen dört rekati (niyet ettim Allah rizasi için üzerime farz olan son ögle namazina) diye niyetlenerek kilariz, (niyet ettim vaktin sünnetine) diye niyetlenerek de ögle namazinin son sünneti yerine iki rekat namaz kilar, tesbih ve dualari yapar, virtlerimizi okuyarak Cuma’yi ikmal ederiz. Biz daima bu büyük farzi sünnet ve âdâbiyla böylece kilmaya gayret ederiz.

C. Islâmin üçüncü sarti Ramazan ayinda oruç tutmaktir.

Ramazan ayinda hazir bulunan bir müslüman o ayda oruç tutacaktir. Hastalanan, yahut da baska bir mazereti sebebiyle oruç tutamayacak olanlar, özürlerinin kaybolmasindan sonra, oruç tutmadigi günlerin sayisinca oruç tutacaktir. Böylece Allahü Teâla hazretleri bize güçlügü degil, kolayligi emretmistir. (Bakara 185)

Ey müminler, sizden öncekilere (geçmis peygamberlerin ümmetlerine) farz kilindigi gibi, sizin üzerinize de oruç farz kilindi. Böylece oruç sayesinde fenaliklardan korunasiniz. (Bakara 183)

Orucun lugat mânasi, nefsin meylettigi herseyden sakinmak demektir. Imsak vaktinden günes iyice batincaya kadar niyetli oldugumuz halde yiyip içmek ve cima etmekten sakinmaktir. Bu bedenin orucudur. Gözü haramdan, dili yalan, kötü söz (küfür) ve giybetten, eli zulüm ve haramdan, ayagi yasaklara gitmekten alikoymak beden ibadetinin hakikatidir. Bizler için kalbi rabita ile mesgul edip Hakk’a baglamak ise orucun bütün faziletlerini toparlayici hakikatidir. Çünkü böyle yapan hiçbir kötülüge düsmeyecegi gibi, orucun bütün hikmetlerine ulasacak bir oruç tutmus olmaktadir.

(Niyet ettim yarinki Ramazan orucunu tutmaya) seklinde niyet etmek.

Orucu bozan seylerden sakinip yapmamak.

Niyetin ilk ve son vaktini bilmek, orucun farzlaridir. Bu vakit, günesin batimindan sonra baslayip ertesi günün kusluk vaktine kadar olan süredir.

Orucun sebebi, Ramazan’in girmesidir. Sarti, niyetli olmak ve hayiz ve nifas hallerinden temizlenmis olmaktir. Temeli, rüknü; orucu bozan seylerden uzak durmaktir. Hükmü ise, Allah’in Orucun mükafatini ben veririm müjdesidir.

Türkiye’mizde bazi müslümanlar, Arabistan’da veya baska bir yerde hilal görünmüs, Ramazan baslamis veya bayram olmus diye bu yalan yanlis haberlere uyarak büyük hatalara düsüyorlar. Bu sekildeki haberler dogru olsa bile onlara uymak yanlistir. Bir defa bu haberi yayan ve böyle amel edenler mezhepsiz kimselerdir. Onlara uyulmaz bir. Ikincisi de daha mühimi, Diyanet Isleri Baskanligi’nin tesbit ve ilân ettigi takvimlerde yazilmis olan Ramazan’a ait vakitler dogrudur; bunlara uymak dogrudur. Bu da iki. Bizim büyüklerimiz “Atsin topunu, alsin orucunu” derler. Bu en dogrusudur. Böylece memleketimizde Ramazan ilân edilince oruca baslariz, bayramdir denilen günde de bayram ederiz. Esasen Arabistan’da ve diger ülkelerde yapilan bu türlü davranislar, onlarin kitap ve sünnete tercih ettikleri bir mezhepsiz kimsenin yanlis yorumuna uymalari yüzündendir. Tasavvufu ve mezhebi olmayanlar bu inceligi anlamadiklarindan, her sene bu türden sayialar çikarirlar. Biz bu söylentilere uymayiz.

D. Müslümanlara farz olan sartlardan biri de zekat vermektir.

Zekat, dinen zengin sayilan müslümanlarin usulüne göre zekata tabi varliklarinin genelde kirkta birini Allah rizasi için fakir müslümanlara vermesidir.

Zekat veren, zekatini verirken veya zekat vermek üzere ayirirken, vekiline teslim ederken niyet etmelidir. Zekat verilen fakirin bu niyeti duymasi, ona bu fiilin duyurulmasi gerekmez.

Fakir olan ana-babaya, dede ve nineye, esine, küçük öz çocuklara, torunlara zekat verilmez. Çünkü bunlar bakmaya mecbur olduklarimizdir. Zekatin fakir borçludaki alacaga sayilmasi olmaz. Cami, mescit, köprü yaptirmak ve tamir ettirmek gibi islere verilen de zekat olmaz.

Zekat, fakir müslümanlara verilir. Zekat, temizlenme, bereketlenme ve Allah için yapilan zikir (zikricemil) mânalarina gelir. Zekat; zenginin borcu, fakirin hakki, cemiyetin düzenidir. Allah, kendisine zekat düsüp de vermeyenin amelini kabut etmez.

Zekatin bir adida sadakadir. Sadakanin farz olani zekat, vacip olani fitir sadakasi, sünnet olani da fakir ve muhtaçlara bunlar haricinde verilenlerdir.

E. Islâm’in bütün ibadetlerini bünyesinde toplamis olan hac, Islâm’in sarti ve büyük amellerden biridir.

Arafat’ta özel vaktinde tefekkür, dua ve niyaz ile bir müddet durup daha sonra Kâbe’yi usulünce tavaf etmeye hac denilir. Arafat’ta zamaninda durma ve Kâbe’yi tavaf etme, haccin iki farzidir. Hacci kabul edilenin geçmis günahlarinin affedilecegi müjdelenmistir. Ihrama girmek de haccin sihhatli olmasinin sartidir. Haccin bir müslümana farz olmasi için de bazi sartlar vardir.

Müslüman olmak (haccin farz olmasi yaninda haccin kabul olmasinin sarti da müslüman olmaktir),

· Akilli omak,

· Büluga erismis olmak,

· Hür olmak,

· Haccin vaktine yetismek,

· Yolculuk için azik ve binit saglamaga gücü yetmek,

· Haccin farziyetini ögrenmek (disardaki gayri müslimlerden olup da müslüman olanlara aittir.)

Bundan baska hacci yapma açisindan da bazi sartlara sahip olmak lazimdir.

Vücutca saglam olmak (bizzat yapmanin sartidir)

Hacca mani bir hali olmamak (hapisler, tutuklular),

Yol emniyeti bulunmak,

Kadinlarin dul ve bosanmis olanlarinin iddet denen bekleme müddetlerinin bitmis olmasi ve yaninda mahremi olmak (Baba, dayi, amca, öz veya süt kardesi, damadi, süt oglu, kocasi gibi)

Zaman (Arafat vakfesi ile ziyaret tavafinin zamaninda yapilmasidir). Arafat vakfesi, kurban bayrami arefe gününün zeval vaktinin kurban bayraminin ilk günü tan yeri agarincaya kadarki zaman içinde; ziyaret tavafinin vakti ise, kurban bayraminin ilk üç günüdür. Bir mazereti olan için (bilhassa kadinlarda) hayatinin sonuna kadar,

Yer (Haccin yeri Arafat bölgesi ile Kâbe’dir),

Ihram. Ihram, niyet ve telbiyeden ibarettir denilmis. Hac ve umre yapacaklar için yapacaklarina göre (Niyet ettim Allah rizasi için hacci kirana veya hacci temettuya veya hacci ifrata veya umre yapmaya) diye niyet etmek ve baska yer ve zamanlarda yapilmasi yasak olmayan bazi mübahlari Allah’in emrine uymak için terketmeye ihram denilir. Dikissiz bir üstlük ve dikissiz bir pestemali giymek (erkekler için) ihramin dista belirtisi, içte de karar ve niyetidir.

Ihrama mikat yerinden girmek,

Müzdelife’de vakfe yapmak,

Hacci kiran ve hacci temettu yapanlar için kurban kesmek,

Tiras olmak veya saç kestirmek. (Bunlari Harem denen Mekke hudutlari içinde, mesalâ Minâ’da yapmak),

Cemreleri tirasdan önce atmak,

Kurbani, cemrelerle tiras arasinda kesmek, ziyaret tavafini kurban kesme günlerinde yapmak,

Sa’y yapmak ve bunu hac ayinda yapmak,

Sa’yi tavaftan sonra yapmak,

Sa’yi yürüyerek yapmak (özrü olanlar müstesna),

Sa’y yapmaya Safa’dan baslamak,

Afâkî olanlar (Mekke disindan gelenler) vedâ tavafi yapmak,

Tavafa Haceri Esved’den baslamak,

Tavafi Kâbe sola alinarak yapmak,

Tavafi yürüyerek yapmak (özürlüler müstesna),

Tavafi abdestli yapmak,

Tavafta örtünmesi gerekli yerleri örtülü bulunmak,

Tavafi Hatim denen yarim ay seklindeki seddin disindan yapmak,

Tavaftan sonra iki rekat namaz kilmak,

Ziyaret tavafinin son üç savtini (dolasimini) da yapmak (ilk dört savt farzdir).

Erkeklerin ihramli iken dikisli veya yapistirilmis elbise giymesi, baslarini veya yüzlerini örtmesi, av avlamasi gibi ihrama aykiri isleri terketmek, haccin vâcipleridir. Bunlardan birini terkeden bir koyun veya bir keçi kurban eder.

Haccin sünnetleri pek çoktur. Bizim bu kitabimizin hacmi disindadir. Hacca gideceklerin o zaman arastirmasi iyi olur.

Mümkünse, haccin sonuna getirerek peygamberimizi ziyaret için Medine’ye gitmek en yüce sünnettir.

Hac üç çesittir;

1. Hacci Kiran (Umre ile hacci birlestirmektir).

2. Hacci Temettü (Umreden sonra ihramdan çikip zamaninda tekrar ihram giyerek yapilan hacdir).

3. Hacci Ifrat (Umresiz yapilan hac).

Ihramli olarak Kâbe’yi tavaf edip sa’y yapildiktan sonra tiras olununca umre yapilmis olur. Umre her mevsimde yapilabilir.

Farz ve Vacipler Bahsi

Farzlar iki kisimdir. Daimi ve geçici farzlar.

Devamli farz olanlar:

Imanin sartlarina inanmak.

Devamli olarak imanli bulunmak, ömrün sonuna kadar imani korumaktir. Bunun gibi, seriata zit olan herseyi terketmek, küfür, sirk, nifak (münafiklik), dinden çikma (mürtedlik) ve diger büyük ve küçük günahlarla fenâ huy ve aliskanliklari terketmek de daimi farzdir.

Devamli farz olan ilimler de, emir ve yasaklari bildiren ilim ve bilgilerdir. Helâl ve haramlari (yapin veya yapmayin seklindeki emirleri) bilmek de devamli farzlardandir. Geçici farz olanlar: Geçici olan farzlar ise ikiye ayrilir. Farzi ayn olanlar ve Farzi kifaye olanlar. Her mümine farz olan Farzi ayndir. Bes vakit namaz, oruç, zekat, gusletmek, düsmana karsi topyekün harpte harbe gitmek gibi. Bunlarin herbiri zamani gelince farz olur.

Farzi kifaye, bazilarinin yapmasiyla diger müslümanlardan kalkan farzlardir.

Selâmi almak,

Aksiran Elhamdülillah deyince, Allah sana rahmet etsin demek,

Cenaze namazi kilmak,

Nasihat isteyene nasihat etmek,

Hasta yoklamak,

Cenazeyi kaldirmak da farzi kifayelerdir.

Hâlimizin, yasantimizin hudutlarini, nasil olmasi gerektigini, dis ve içimizle neleri nasil yapacagimizi (hâlimizin ilmini, ilmihâli) bilmek farzdir.

Vitir namazini kilmak, sadakayi fitri vermek, kurban kesmek, iki bayram namazini kilmak, ana-babaya hizmet etmek, kocanin karisina bakmasi (gücü nisbetinde yedirip-giydirmesi), yakin akrabaya, bakmakla yükümlü olduklarina bakmak, kadinlarin kocalarina hizmette kusur etmemesi de üzerimize vâcip olan emirlerdendir.

Gizlide, açikta, is ve davranislarimizin tamaminda Allah’in begenecegi sekilde davranmak, dinimizce kutsal olan degerlerin hepsinde oldugu gibi, Peygamberimizin atalari, evlâtlari, hanimlari, ve ashabina hürmette kusur etmemek; rabitamizla, üzerimizde hakki olanlar hizmette kusur etmemek; arkadaslarimizi iyilerden seçmek, komsularla iyi geçinmek; misafire ikram etmek; tevbe etmeye devam ederek günahlarimiza pisman olmak; kendisi, yakinlari, ihvanlari ve bütün müslümanlarin saadet ve selâmetine dua etmek; kötü akibet ve fena amellerden Allah’a siginmak; hakki hak bilip hakka uymak, bâtili bâtil bilip bâtildan kaçmak gibi görevleri yeterince ve oldugu kadar yapmamiz gerekir.

Allahü Teâla’nin gazabi günahlar arasinda gizlidir. Celâl sahibi Allah, bir günah için yüzlerce senelik ibadeti, itaati bosa çikarip, sahibini sonsuz azaplara atabilir. Ikiyüzbin sene ibadet eden seytani kibrinin eseri olarak, Âdem’in oglu Kâbil’i adam öldürmesinden, ismi A’zami bilen Bel’am-i Baur’u dünyaya meyletmesinden, Bersisa isimli duasi makbul bir kulunu da zina yapmasi yüzünden cehennemlik yapmistir. Sa’lebe isimli zâhid bir sahabi, peygamberimizin bir tavsiyesini tutmamasi yüzünden iman nurundan mahrum edilmistir. Peygamberimizin Onun için yaptigi ricalari da Allâhu azimüssan’in kabul etmedigi bildirilmistir.

Bu yüzden, Allah’dan korkup emirlerini yapmak, yasaklarindan kaçmak, peygamberine itaat etmek bize farzdir.

Allah’in rizasini kazanabilmek için bu misalleri kulagimiza küpe, hareketlerimizi ayarlamakta da ibret alma vasitasi yapmaliyiz. Bu vasitalarin en büyügü peygamberimizin emir ve isaretlerine uymaktir. Peygambere uyabilmenin araci, vasitasi da peygamberin ümmetim ve evlâdim dedigi birini vasita kilmaktir.

Ey iman edenler, Allah’dan korkun ve O’nun yolunda mücadele yapin ki kurtulusa eresiniz. (Maide 35) âyeti kerimesi bu yolu bildirmekte ve bu vasitaya isaret etmektedir.

32 farz olarak bilinenler, iman ve Islâm’in yukarda saydigimiz farzlarinin hac ve zekât disinda kalanlarinin farzlari toplamina, iki darp (vurma) ve bir niyet diye özetlenen teyemmümün farzlarinin ilavesinden ibarettir. Bunlarin 6’si imanin, 5’i Islâm’in 12’si namazin, 3’ü guslün, 4’ü abdestin, 2’si de teyemmümün farzlaridir.

_________________
HERKES KORKTUĞUNDAN KAÇAR,ALLAH'TAN KORKAN İSE O'NA YAKLAŞIR.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İLMİHÂL ve FIKIH Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



BİZİM KÖŞE



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford.

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.096