Tarih okumak; insanları bilge, şiir espirili, felsefe derin düşünceli, ahlak ciddi,yapar, mantık ve belagatta tartışma niteliği sağlar…
Eleştiri belki güzel birşey değildir ama gereklidir. Ağrı ile aynı işi görür, zira ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir..
Hayatta işlediğimiz hataların çoğu; düşünmek gerektiği yerde hislerimizle, hissetmek gerektiği yerde düşüncelerimizle, hareket etmemizden kaynaklanır.
Gömüldükten sonra hatırlanmak istiyorsanız; ya okunacak işler yapın, ya okumaya değer şeyler yazın....
Bu dünya düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir trajedidir...
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara.. Ağaçlar ser verir, sır vermez rüzgara...
Hayallerin yerini pişmanlıklar almadıkça, insan ihtiyar değildir...
Bir gün, bir gün diye ilerleyenler "hiçliğin" evine varırlar.
Gözyaşları, acının ümitsizliğe dönüşmesini engeller.
Ölüm son uyku mu? Hayır en son ve kesin uyanış...
Zamanı ve sözleri dikkatsizce kullanma, ikisi de geri alınamaz.
Ayrıntı profesörü olma...
Olabildiğinden fazla sevecen ol..
Keşke sözcüğü yerine, bir dahaki sefere demeyi dene...
İnsanları; banka hesaplarının büyüklüğüyle değil, kalplerinin büyüklüğüyle ölç..
Mükemmeli ara, kusursuzu değil....
Asla birilerinin umudunu kırma, belki de sahip oldukları tek şey odur..
Dinlemeyi öğren.. Bazı fırsatlar kapıyı hafif tıklatır.
Büyük düşün, ama küçük zevklerin de tadına var...
En büyük zaferimiz düşmemek değil, düştüğümüz zaman ayağa kalkmamızdır.
Yiğit dediğin kişi güreşte rakibini yenen kişi değildir. Asıl yiğit kızdığı zaman öfkesini yenen kimsedir.
Karamsar olmak zor değil. Zor olan, çılgın bir firtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir.
Gülmek için mutluluğu beklersen tebessüm bile edemeden ölürsün.
Geleceğin tarihinde; milyarlarca yıllık geçmişte oluşan yaşam mirasını, yok eden kuşaklar olarak yer almayalım…
Hayatta neyin önemli olduğunu keşfetmek için bir felaket beklememek gerekir.
Gerçek,yalnızca yalanla çiğnenmez..Sessizlikle de yıkılabilir.
Köprüleri atma. Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın…
Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras ve bilgi gibi şeref yoktur.
Benim mutluluğum şundan ileri geliyor: Sahip olduğum şeyler için seviniyor, sahip olamadığım şeyler üzerinde düşünmüyorum.
İnsan, dünyada kendisinden daha çok hiç kimseye borçlu değildir.
Eline, beline ve diline sahip olacaksın; eşine, işine ve asına bağlı olacaksın. Sevecek, sevdirecek ve sevindireceksin. Tüm bunları uygularken de, haddini bileceksin.
Hiçbir şey ele geçince, kafada olduğu gibi güzel olmaz.
Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin. Görmeye çalış ki bütün alçaklığına ve kalleşliğine rağmen dünya; yine de insanoğlunun biricik mekanıdır...