| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:37 pm Mesaj konusu: Yahya Kemal Beyatlı şiirleri |
|
|
Şarkı
Dalgın geceler! El ele geldik yarınızda,
Sallandık o şen kızla salıncaklarınızda
Hummalı denizlerden esen rüzgarınızda
Sallandık o şen kızla salıncaklarınızda.
Ben gün gibi yorgun, o sebular gibi ince,
Birdenbire düşdük gibi bir gizli sevince;
Gezdik yürüdük yan yana rüzgarlar esince,
Sallandık o şen kızla salıncaklarınızda
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:39 pm Mesaj konusu: Şarkı 2 |
|
|
Şarkı 2
Ah eden kimdir bu saat kuytuda
Sustu bülbüller,hıyaban uykuda
Şimdi ay bir serv-i simindir suda
Esme ey bad,esme canan uykuda
Başka aşıklardan almışsan nefes
Başka yerden, başka vadilerden es
Doğmasın ruhunda ani bir heves
Esme gülşenden ki canan uykuda
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:41 pm Mesaj konusu: 26 Ağustos |
|
|
26 Ağustos
Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi,
Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi,
Ta ki, yükselen ezanlarla müeyyed namın
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslamın.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:47 pm Mesaj konusu: Açık Deniz |
|
|
Açık Deniz
Balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
Her lahzâ bir alev gibi hasretti duyduğum
Kalbim de vardı Byron`u bedbaht eden melâl
Gezdim o yaşta dağları hülyâm içinde lâl
Aldım Rakofça kırlarının hür havasını
Duydum akıncı cedlerinin ihtirasını
Her yaz şimâle doğru asırlarca bir koşu
Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu
Malüpken ordu, yaslı dururken bütün vatan
Rüyama girdi her gece bir fatihâne zan
Hicretlerin bakıyyesi, hicrânlı duygular;
Mahzun hudutların ötesinde akan sular
Gönlünde hep o zanla beraber çağlıdadı
Bildim nedir ufuktaki sonsuzluğun tadı
Bir gün dedim ki: İstemem artık ne yer ne yâr
Çıktım sürekli gürbete gezdim diyâr diyâr
Gİttim o son diyâra ki serhaddidir yerin
Hâla dilimdedir tuzu engin denizlerin
Garbın ucunda, sen kıyıdan en gürültülü
Bir med zamanı gökyüzü kurşunla örtülü
Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi
Gördüm güzel vûcudunu zümredleyen deri
Keskin bir ürperişle kımıldandı an-be-an
Baktım ve anladım ki o ejderdi canlanan
Sonsuz ufuktan ah o ne çoşkun gelişti o
Birden nasıl toparlanarak kükremişti o
Yelken, vapur ne varsa kaçışmış limanlara
Yalnız onundu koskoca meydan ve manzara
Yalnız o kalmış ortada âsi ve bağrı hün
Bin mağara ağzı açmış ulurken uzun uzun
Sendin bir âşina gibi heybetli hüznünü
Ruhunla karşı karşıya kaldım o med günü
Şekuânı dinledim ezeli muztârib deniz
Duydum ki ruhumuzla bu gurbette sendeniz
Dindirmez anladım bunu hiç bir güzel kıyı
Bir bitmeyen susuzluğa benzer bu ağrıyı
Yahya Kemal`in Yüce Anısına
Karabük/12.08.2000
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:50 pm Mesaj konusu: Akşam Musikisi |
|
|
Akşam Musikisi
Kandilli`de eski bahçelerde,
Akşam kapanınca perde perde,
Bir hatıra zevki var kederde.
Artık ne gelen, ne beklenen var;
Tenha yolun ortasında rüzgar
Teşrin yapraklarıyla oyna.
Gittikçe derinleşir saatler,
Rikkatle, yavaş yavaş ve yer yer
Sessizlik daima ilerler.
Ürperme verir hayale sık sık,
Her bir kapıdan giren karanlık,
Çok belli ayak sesinden artık.
Gözlerden uzaklaşınca dünya
Bin bir geceden birinde guya
Başlar rü`ya içinde rü`ya.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:53 pm Mesaj konusu: Akıncılar |
|
|
Akıncılar
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz gunu geçtik tunadan kafilelerle
Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtigi yoldan
Bir gün doludizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlanık o hızla
Cennette bu gün gülleri açmiş görürüzde
Hala o kızıl hatıra titrer gözümüzde
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:55 pm Mesaj konusu: Başka Bir Tepeden |
|
|
Başka Bir Tepeden
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 12:56 pm Mesaj konusu: Duyuş Ve Düşünüş |
|
|
Duyuş Ve Düşünüş
Sevdiklerim göçüp gidiyorlar birer birer
Ay geçmiyor ki almayayım gamli bir haber.
Kalbim zaman zaman bu haberlerle burkulu;
Zihnim düşünceden dagınık, gözlerim dolu.
Kaybetti asrımızda ölüm eski hüznünü,
Lakayd olan muhimsemiyor gamli bir günü.
Çok şey bilen diyor:`Gidecek her gelen nesil
Ey sade-dil bu bahsi hayatinda böyle bil
Hiç durmadan, hayat öğtür devreden bu çark,
Ölmek sırayladır, sıralanmakta varsa fark.
İlmin derin görüşleri, aklın hükümleri
Doldurmuyor boşalmış olan hisli bir yeri
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pzr Oca 20, 2008 1:00 pm Mesaj konusu: Endülüs-te Raks |
|
|
Endülüs`te Raks
Zil, şal ve gül. Bu bahçede raksın bütün hızı...
Şevk akşamında Endülüs üç def` kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
İspanya neşesiyle bu akşam bu zildedir.
Yelpâze çevrilir gibi birden dönüşleri,
İşveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri...
Her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
İspanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.
Alnında halka halkadır âşüfte kâkülü,
Göğsünde yosma Gırnata`nın en güzel gülü...
Altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir;
İspanya varlığıyle bu akşam bu güldedir.
Raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
Bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...
Gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...
Şeytan diyor ki sarmalı, yüz kerre öpmeli..
Gözler kamaştıran şala, meftûm eden güle,
Her kalbi dolduran zile, her sîneden: `Ole!`
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 1:54 am Mesaj konusu: Eylül Sonu |
|
|
Eylül Sonu
Günler kısaldı. Kanlica`nin ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharlari.
Yalniz bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
Yazlar yavaşca bitmese, günler kısalmasa...
İçtik bu nadir içki`yi yıllarca kanmadık...
Bor böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!
Ölmek kaderde var, bize urkuntu vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.
Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden biter bile
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 1:56 am Mesaj konusu: Fani Ömür Biter Bir Uzun Sonbahar Olur |
|
|
Fani Ömür Biter Bir Uzun Sonbahar Olur
Fani ömür biter, bir uzun sonbahar olur.
Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarümar olur.
Mevsim boyunca kendini hissettirirveda;
Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ.
Teşrinlerinbu hüznü geçer ta iliklere.
Anlar ki yolcu, yol görünür serviliklere.
Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya.
Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya,
Duymaz bu anda taşgibi kalbinde bir sızı;
Farketmez anne toprak ölüm maceramızı.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 1:57 am Mesaj konusu: Geçmiş Yaz |
|
|
Geçmiş Yaz
Rü`ya gibi bir yazdı. Yarattın hevesinle
Her anını, her rengini, her si`rini hazdan.
Hala doludur bahçeler en tatlı sesinle!
Bir gün, bir uzak hatıra özlersen o yazdan
Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin:
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinden;
Mehtap... iri güller... ve senin en güzel aksin...
Velhasıl o rü`ya duruyor yerli yerinde!
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 1:59 am Mesaj konusu: Hazan Bahçeleri |
|
|
Hazan Bahçeleri
Kalbim yine üzgün, seni andımda derinden
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Yorgun ve kırılmış gibi en ince yerinden
Geçtim yine dün eski hazan behçelerinden
Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş
Gördümki yazın bastığımız otları solmuş
Son demde bu mevsim gibi benzimde kül olmuş
Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:00 am Mesaj konusu: heste Çek Kürekleri |
|
|
heste Çek Kürekleri
Âheste çek kürekleri, mehtâb uyanmasın,
Bir âlemi hayâle dalan âb uyanmasın.
Âğuş`u nev-bahâr`da, hâbîdedir cihân;
Sürsün sabâh-ı haşr`e kadar, hâb uyanmasın.
Dursun bu mûsikî-i semâvî içinde sâz,
Leyl-i tarâb`da bir dahî mızrâb uyanmasın.
Ey gül, sükûtâ varmayı emr-eyle bülbüle,
Gülşen`de mest-ü zevk olan ahbâb uyanmasın.
Değmez Kemâl, uyanmaya ikmâl-i ömr içün,
Varsın bu uykudan dil-i bîtâb uyanmasın.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:02 am Mesaj konusu: Kar Musikileri |
|
|
Kar Musikileri
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu;
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.
Bir kuytu manastırda dualar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro halinde devamlı,
Bir erganun ahengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanburi Cemil Bey çalıyor eski plakta.
Birdenbire mes`udum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul`un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfezdeyim artık!
- Varşova 1927 -
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:04 am Mesaj konusu: Mehlika Sultan |
|
|
Mehlika Sultan
Mehlika Sultan`a aşık yedi genç
Gece şehrin kapısından çıktı:
Mehlika Sultan`a aşık yedi genç
Kara sevdalı birer aşıktı.
Bir hayalet gibi dünya güzeli
Girdiğinden beri rü`yalarına;
Hepsi meşhur, o muamma güzeli
Gittiler görmeye Kaf dağlarına.
Hepsi, sırtında aba, günlerce
Gittiler içleri hicranla dolu;
Her günün ufkunu sardıkça gece
Dediler: ``Belki bu son akşamdır``
Bu emel gurbetinin yoktur ucu;
Daima yollar uzar, kalp üzülür:
Ömrü oldukça yürür her yolcu,
Varmadan menzile bir yerde ölür.
Mehlika`nın kara sevdalıları
Vardılar cikrigi yok bir kuyuya,
Mehlika`nın kara sevdalıları
Baktılar korkulu gözlerle suya.
Gördüler: ``Aynada bir gizli cihan..
Ufku çepçevre ölüm servileri.....``
Sandılar doğdu içinden bir an
O, uzun gözlu, uzun saçlı peri.
Bu hazin yolcuların en küçüğü
Bir zaman baktı o viran kuyuya.
Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü
Parmağından sıyırıp attı suya.
Su çekilmiş gibi rü`ya oldu!..
Erdiler yolculuğun son demine;
Bir hayal alemi peyda oldu
Göçtüler hep o hayal alemine.
Mehlika Sultan`a aşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler;
Mehlika Sultan`a aşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler!..
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:06 am Mesaj konusu: Mohaç Türküsü |
|
|
Mohaç Türküsü
Bizdik o hücumun bütün aşkıyle kanatlı;
Bizdik o sabah ilk atılan safta yüz atlı.
Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle,
Canlandı o meşhur ova at kişnemesiyle!
Feşin daha bir ülkeyi parlattığı gündü;
Biz uğruna can verdiğimiz yerde göründü.
Gül yüzlü bir afetti ki her pusesi lale;
Girdik zaferin koynuna, kandık o visale!
Dünyaya veda ettik, atıldık dolu dizgin;
En son koşumuzdur bu! Asırlarca bilinsin!
Bir bir açılırken göğe, son def`a yarıştık;
Allaha giden yolda meleklerle karıştık.
Geçtik hepimiz dört nala cennet kapısından;
Gördük ebedi cedleri bir anda yakından!
Bir bahçedeyiz şimdi şehitlerle beraber;
Bizler gibi ölmüş o yiğitlerle beraber.
Lakin kalacak doğduğumuz toprağa bizden
Şimşek gibi bir hatıra nal seslerimizden!
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:07 am Mesaj konusu: Rindlerin Akşamı |
|
|
Rindlerin Akşamı
Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç.
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah acılan
Ve arkasından güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sukunlu gece.
Gruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül.
Ya lale açmalıdır gögsümüzde yahut gül.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:08 am Mesaj konusu: Rindlerin Hayatı |
|
|
Rindlerin Hayatı
-Halide Edib`e, sanatta ve fikirde ulvi varlığına derin hürmetle.
Bazen kader, gelen bora halinde zorludur ;
Dağlar nasıl bakarsa siyah ufka öyle bak.
Bazan da cevreden nice bir adem oğludur,
Görmek değil düşünmeğe bigane kal! Bırak!
Dindar adam tevekkülü, rikkatle, herkese
İsa`yı çarmıhında, uzaktan, hatırlatır.
Bir arslan esniyor gibi engin vakar ise
Rind`in belaya karşı kayıtsızlığındandır
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:10 am Mesaj konusu: Rindlerin Ölümü |
|
|
Rindlerin Ölümü
Hafız`ın kabri olan bahçede bir gül varmış;
Yeniden hergün açarmış kanayan rengiyle,
Gece,bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış
Eski Şiraz`ı hayal ettiren ahengiyle.
Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde;
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter,
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar; her gece bir bülbül öter.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:12 am Mesaj konusu: Rubai |
|
|
Rubai
Eslaf kapıldıkça güzelden güzele
Fer vermiş o neşveyle gazelden gazele
Sönmez seher-i haşre kadar şiir-i kadim
Bir meşaledir devredilir elden ele
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:14 am Mesaj konusu: Ses |
|
|
Ses
Günlerce ne gördüm ne de kimseye sordum,
`Yarab! hele kalp ağrılarım durdu!` diyordum.
His var mı bu alemde nekahat gibi tatlı
Gönlüm bu sevincin heyecanıyla kanatlı
Bir taze bahar alemi seyretti felekte,
Mevsim mütehayyil, vakit akşamdı Bebek`te,
Akşam!.. Lekesiz,,saf, iyi bir yüz gibi akşam!..
Ta karşı bayırlarda tutuşmuş iki üç cam;
Sakin koyu,şen cepheli kasrıyle Küçüksu,
Ardında vatan semtinin ormanları kuytu;
Bir neşeli hengamede çepçevre yamaçlar
Hep aynı tehassüsle meyillenmiş ağaçlar
Dalgın duyuyor rüzgarın ahengini dal dal.
Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal.
Bir lahzada bir pancur açılmış gibi yazdan
Bir bestenin engin sesi yükseldi boğazdan
Coşmuş yine bir aşkın uzak hatırasıyla,
Aksetti uyanmış tepelerden sırasıyla,
Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezindi:
Görmüş ve geçirmiş denizin kalbine sindi.
Ani bir üzüntüyle bu rüyadan uyandım.
Tekrar o alev gömleği giymiş gibi yandım,
Her yerden o,hem aynı bakış ,aynı emelde,
Bir kanlı gül ağzında ve mey kasesi elde;
Her yerden o, hem aynı güzellikte göründü,
Sandım bu biten gün beni ram ettiği gündü.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:16 am Mesaj konusu: Sessiz Gemi |
|
|
Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan,
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
Biçare gönüller. Ne giden son gemidir bu.
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki, giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden.
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:18 am Mesaj konusu: Siste Söyleniş |
|
|
Siste Söyleniş
Birden kapandı birbiri ardınca perdeler...
Kandilli, Göksu, Kanlıca, İstinye nerdeler?
Som zümrüt ortasında, muzaffer, akıp giden
Firuze nehri nerde? Bugün saklıdır, neden?
Benzetmek olmasın sana dünyada bir yeri;
Eylül sonunda boyledir İsviçre gölleri.
Bir devri lanetiyle bogan şairin Sis`i.
Vicdan ve ruh elemlerinin en zehirlisi.
Hülyama bir eza gibi aksetti bir daha;
-Örtun! Muebbeden uyu! Ey şehr! -O beddua...
Hayır bu hal uzun süremez, sen yakındasın;
Hala dagılmayan bu sisin arkasındasın.
Sıyrıl, beyaz karanlık içinden, parıl parıl
Berraklıgında bilme nedir hafta, ay ve yıl.
Hüznün, ferahlıgın bizim olsun kışın, yazın,
Hiç bir zaman kader bizi senden ayırmasın.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:19 am Mesaj konusu: Sonbahar |
|
|
Sonbahar
Fani ömür biter,Bir uzun sonbahar olur.
Yaprak, çiçek ve kuş dağılır, tarümar olur.
Mevsim boyunca kendini hissettirir veda;
Artık bu dağdağayla uğuldar deniz ve dağ.
Yazdan kalan ne varsa olurken haşır neşir.
Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir;
Teşrinlerin bu hüznü geçer ta iliklere.
Anlar ki yolcu yol görünür selviliklere.
Dünyanın ufku gözlere gittikçe tar olur.
Her gün sürüklenip yaşamak ruha bar olur.
İnsan duyar yerin dile gelmiş sükutunu;
Bir başka musikiiye geçiş farz eder bunu.
Teslim olunca vadesi gelmiş zevaline,
Benzer cihana gelmeden evvelki haline.
Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya
Ruh öyle yollanır uyanılmaz bir uykuya:
Duymaz bu anda taş gibi kalbinde bir sızı;
Fark etmez anne - toprak ölüm maceramızı.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:21 am Mesaj konusu: Süleymaniye-de Bayram Sabahı |
|
|
Süleymaniye`de Bayram Sabahı
Artarak gönlümün aydınlıgı her saniyede
Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye`de
Kendi gök kubbemiz altında bu bayram saati,
Dokuz asrında bütün halkı, bütün memleketi
Yer yer aksettiriyor mavileşen manzaradan,
Kalkıyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
Gecenin bitmege yüz tuttugu andan beridir,
Duyulan gökte kanad, yerde ayak sesleridir.
Bir geliş var!.. Ne mübarek, ne garib alem bu!..
Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu...
Her ufuktan bu geliş eski seferlerdendir;
O seferlerle açılmış nice yerlerdendir.
Bu sükunette karıştıkça karanlıkla ışık
Yürüyor, durmadan, insan ve hayalet karışık;
Kimi gökten, kimi yerden üşüşüp her kapıya,
Giriyor, birbiri ardınca, ilahi yapıya.
Tanrının mabedi her bir tarafından doluyor,
Bu saatlerde Süleymaniye tarih oluyor.
Ordu-milletlerin en çok dögüşen, en sarpı
Adamış sevdigi Allah`ına bir böyle yapı.
En güzel mabedi olsun diye en son dinin
Budur öz şekli hayal ettigi mimarinin.
Görebilsin diye sonsuzlugu her yerden iyi,
Seçmişs İstanbul`un ufkunda bu kudsi tepeyi;
Taşımış harcını gaazileri, serdariyle,
Taşı yenmiş nice bin işçisi, mimariyle.
Hür ve engin vatanin hem gece, hem gündüzüne,
Uhrevi bir kapı açmış buradan gökyüzüne,
Taa ki geçsin ezeli rahmete ruh orduları...
Bir neferdir bu zafer mabedinin mimarı.
Ulu mabed! Seni ancak bu sabah anlıyorum;
Ben de bir varisin olmakla bugün magrurum;
Bir zaman hendeseden abide zannettimdi;
Kubben altında bu cumhura bakarken şimdi,
Senelerden beri ru`yada görüp özledigim
Cedlerin magfiret iklimine girmiş gibiyim.
Dili bir, gönlu bir, imanı bir insan yigini
Görüyor varlıgının bir yere toplandıgını;
Büyük Allah`ı anarken bir agızdan herkes
Nice bin dalgalı Tekbir oluyor tek bir ses;
Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,
Nice tuglarla karışmış nice bin at yelesi!
Gördüm on safta oturmuş nefer esvapli biri
Dinliyor vecd ile tekrar alınan Tekbir`i
Ne kadar saf idi simasi bu mu`min neferin!
Kimdi? Banisi mi, mimarı mı ulvi eserin?
Taa Malazgirt ovasından yürüyen Turkoglu
Bu nefer miydi? Derin gözleri yaşlarla dolu,
Yuzu dunyada yigit yuzlerinin en guzeli,
Çok büyük bir iş görmekle yorulmuş belli;
Hem büyük yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
Her zaman varlıgımız, hem kanımız hem etimiz;
Vatanın hem yaşıyan varisi hem sahibi o,
Görünür halka bu günlerde teselli gibi o,
Hem bu toprakta bugün, bizde kalan her yerde,
Hem de çoktan beri kaybettigimiz yerlerde.
Karşı daglarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri,
Koyu bir kırmızılık gökten ayırmakta yeri.
Gökte top sesleri var, belli, derinden derine;
Belki yüzlerce şehir sesleniyor birbirine.
Cok yakindan mi bu sesler, cok uzaklardan mi?
Üsküdar`dan mı? Hisar`dan mı? Kavaklar`dan mı?
Bursa`dan, Konya`dan, İzmir`den, uzaktan uzaga,
Çarpıyor birbiri ardınca o dagdan bu daga;
Şimdi her merhaleden, taa Beyazıd`dan, Van`dan,
Aynı top sesleri birbir geliyor her yandan.
Ne kadar duygulu, engin ve mubarek bu seher!
Kadın erkek ve çocuk, gönlu dolanlar, yer yer,
Dinliyor hepsi büyük hatıralar rüzgarını,
Çaldıran topları ardınca Mohaç toplarını.
Gökte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
Mutlaka her biri bir başka zaferden geliyor:
Kosva`dan, Nigbolu`dan, Varna`dan, İstanbul`dan..
Anıyor her biri bir vak`ayı heybetle bu an;
Belgrad`dan mı? Budin, Egri ve Uyvar`dan mı?
Son hudutlarda yücelmiş sıra-daglardan mı?
Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
Adalar`dan mı? Tunus`dan mı, Cezayir`den mı?
Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni dogmuş aya baktıklari yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seherden geliyor?
Ulu mabedde karıştım vatanın birligine.
Çok sükür Tanrıya, gördüm, bu saatlerde yine
Yaşıyanlarla beraber bulunan ervahi.
Doludur gönlüm ışıklarla bu bayram sabahı.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:23 am Mesaj konusu: Uçuş |
|
|
Uçuş
Uçmakta, konmadan, kıyısız bir denizde ruh;
Benzer mi böyle bir kuşa Tufan içinde Nuh?
Üstünde gök, sürekli bulutlarla, yüklüdür;
Altında gür deniz ki ezelden köpüklüdür.
Çalkaltısında dalgası bilmez nedir sayı;
Milyonca dalga sürmede milyonca dalgayı;
Hiç durmayan gürültüsü bir türküdür, geniş,
Milyonca haykırıs dolu, milyonca sesleniş.
Yıldızlar ülkesinde açıldıkça yükseğe,
Başlar hayal edindiği alem görünmeğe.
Bir ruhu besliyen hava yalnız yukardadır.
Hulyayı daima uçuran duygulardadır.
Yalnız bu katta mümkün olur daimi uçuş.
Her hamlesiyle, ruh, o çelikten kanatlı kuş,
Ufkunda bir dakika görunmeksizin kara,
Hür gökte, hür denizde uçar, hür ufuklara.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:24 am Mesaj konusu: Ufuklar |
|
|
Ufuklar
Ruh ufuksuz yaşamaz.
Dağlar ufkunda mehabet,
Ova ufkunda huzur,
Deniz ufkunda teselli duyulur.
Yalnız onlarda bulur ruh ezeli lezzetini.
Bu ufuklar avutur ruhu saatlerce, fakat
Bir zaman sonra derinden duyulur yalnızlık.
Ruh arar kendine bir ruh ufku.
Manevi ufku pek engin ulu peygamberler
- Bahsin üstündedir onlar-lakin
Hayli me`ud idiler dünyada;
Yaşıyorlardı havarileri, ashabiyle;
Ne ufuklar! Ne güzel ruh imiş onlar! Yarab!
Annemin na`şını gördümdü;
Bakıyorken bana sabit ve donuk gözlerle,
Acıdan çıldıracaktım.
Aradan elli dokuz yıl geçti.
Ah o sabit bakış el`an yaradır kalbimde,
O yaşarken o semavi, o gülümser gözler
Ne kadar engin ufuklardı bana;
Teneşir tahtası üstünde o gün,
Bakmaz olmuşlardı artık bu bizim dünyaya.
Yaşıyan her fani
Yaşıyan ruh özler,
Her sıkıldıkça arar,
Dar hayatında ya dost ufku, ya canan ufku.
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:26 am Mesaj konusu: Vuslat |
|
|
Vuslat
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamani,
Görmezler ufuklarda, şafak söktügü anı...
Gördükleri ru`ya ezeli bahçedir aska;
Her mevsimi bir yaz ve esen rüzgarı başka.
Bülbülden o eglencede feryad işitilmez;
Gül solmayı; mehtab, azalıp gitmeyi bilmez...
Gök kubbesi her lahza, bütün gözlere mavi...
Zenginler o cennette fakirlerle musavi;
Sevdaları hülyalı havuzlarda serinler,
Sonsuz gibi, bir fıskiye ahengini dinler.
Bir ruh, o derin bahçede bir defa yasarsa
Boynunda O`nun kollari, koynunda O varsa,
Dalmışsa O`nun saçlarının rayihasiyle,
Sevmekteki efsunu duyar her nefesiyle.
Yıldızları, boydan boya dogmuş gibi, varlık
Bir mucize halinde o gözlerdendir artık.
Kanmaz, en uzun buseye, öptükçe susuzdur
Zira, susatan zevk, o dudaklardaki tuzdur.
İnsan ne yaratmışsa yaratmıştır o tuzdan...
Bir sır gibidir azçok ilah oldugumuzdan.
Onlar ki bu güller tutuşan bahçededirler.
Bir gün nereden hangi tesadufle gelirler?
Aşk, onları sevkettigi günlerde, kaderden
Rüzgar gibi bir şevk alır, oldukları yerden.
Geldikleri yol, ömrün ışıktan yoludur o!
Alemde bir akşam ne semavi koşudur o!
Dört atlı o gerdüne, gelirken dolu dizgin,
Sevmiş iki ruh ufku görürler daha engin,
Simalari her lahza parıldar bu zeferle;
Gök, her tarafından, donanır meş`alerle!
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Varlikta butun zevki o cennette duyanlar
Dunyayi unutmus bulunurken o sularda,
-Zalim saat ihmal edilen vakti calar da-
Bir an uyanirlarsa leziz uykulardan,
Bastanbasa, heryer kesilir kapkara, zindan...
Bir faciadir boyle bir alemde uyanmak...
Gunden gune, hicranla bunalmis gibi, yanmak...
Ey tali! Olumden ne beterdir bu karanlik!
Ey ask! O gonuller sana maloldular artik!
Ey vuslat! O asiklari efsuna ramet!
Ey tatli ve ulvi gece! Yillarca devam et!
Yahya Kemal Beyatlı _________________ BAKIP SENİ GÖREN AŞIK
BAŞKA CEMÂLİ NEYLESİN
DOSTLUĞUNA EREN SADIK
BAŞKA VİSÂLİ NEYLESİN. |
|
| Başa dön |
|
 |
!Güllerdiyarı! Üstçavuş


Kayıt: 30 Arl 2007 Mesajlar: 136 Konum: ISPARTA
|
Tarih: Pts Oca 21, 2008 2:28 am Mesaj konusu: Özleyen |
|
|
< | |