BİZİM KÖŞE
BİRLİĞİN VE BİLGİNİN MEKANI
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

BİR FATİH VE BİR FETİH

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> SELÇUKLU ve OSMANLI DEVLETİ,SULTANLARI ve PADİŞAHLARI
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
ulubatlı Hasan
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 18 Oca 2008
Mesajlar: 41
Konum: Sivas

MesajTarih: Cum Oca 25, 2008 10:40 am    Mesaj konusu: BİR FATİH VE BİR FETİH Alıntıyla Cevap Gönder

Büyük âlim, âdil ve âbide şahsiyet Sultan II. Murat Han ve değerli zevceleri Hüma Hatun'un sevgi, şefkat, merhamet, uyum ve iktidarlarının nişânesidir, Mehmet Bebek.
Bursa'nın gülü, Edirne'nin süsü, Amasya ve Manisa'nın amberçiçeği, İstanbul'un gül olmuş goncasıdır, şehzade ve sultan Mehmed.
Molla Hüsrev, Molla Gürâni ve Akşemseddin'e sâdık bir ilim talibi şehzadedir Mehmed.
Gemileri karadan yürüten, devrinin en iyisi olan Havan topunu icad eden, Hz. Peygamberin: "Konstantin (İstanbul) mutlaka fethedilecektir; onu fetheden komutan ne güzel komutandır, onun ordusu ne güzel ordudur" övgüsüne mahzar olmuş ulu sultandır Fatih.
Yalan dünyanın süsü ve rüyası Konstantin, her dem devrinin devletlerinin kalp atışlarını hızlandıran bir konum ve büyüye sahiptir.
Şark ve garbın fetih arzusu hiç dinmemiştir.
İslam tarihinde Hz. Osman (r.a) ile başlayan kuşatma harekâtları, 29. denemede 29 Mayıs 1453'te kaderinde yazılı olana teslim olmuştur.
Öyle bir teslim oluş ki, emanetini beklediğine kavuşmanın bahtiyarlığını, yedi tepesinde esen gönülleri okşayıcı ılık rüzgârlarla selamlar Fatih'ini.
Ol Fatih ki, hilyesindeki muhabbet ve müebbed çiçeklerini önde ve önder olan Molla Gürâni'ye tevdi eder.
Ol Fatih ki, Ebu Eyyüb el-Ensâri'ye olan sevgi ve muhabbetini mesken-i Eyüp olarak faniye bâkî kılmıştır.
Ol Fatih ki, hocalarına sadakatle Hz. Ebu Bekir'e, adalet bağı ile Hz Ömer'e, tabiatında olan hilm ve cömertliği ile Hz. Osman'a, yiğitlik ve cesareti ile Hz. Ali'ye benzer vasıflarının oluşturduğu bir bünyeye muttasıldır.
Ol Fatih ki, Avrupa için, haklı olarak karınlık bir dönemi ifade eden, Ortaçağı kapatıp aydınlık yeniçağın açılmasına vesile olan, 21 yaşında genç yağız bir delikanlıdır Sultan Mehmed.
Ol Fatih ki, İstanbul'u önce beyninde fetheylemişti de, bu fethe yeni bir haçlı seferinin neden olacağını düşünen ve fetih girişiminden vazgeçirmeye çalışan Sadrazam Çandarlı Halil Paşa'yı fetih sonrası tutuklattırıp idam ettirmişti.
Ol Fatih ki, Kâinatın müşerrefi Âli Şân (şânı yüce) Efendimizin övgüsüne mahzar olmuştur.
Ol Fatih ki, zirvedeki İslam Medeniyetinin âliyetine katkı için Sahn-ı Seman medreseleri kurup aydınlık dönemin nurunu sonraki asırlara taşımasını bilmiştir.
Ol Fatih ki, kendi kurdurduğu medreseye öğrenci olabilmek için kendi atadığı müderrislerin imtihanlarına tabii olacak kadar alçakgönüllü yapısını, şeb-i arus'na kadar devam ettirmiştir.
Ol Fatih ki, Eflak Beyi III. Viad isimli kazıklı voyvoda Osmanlı elçilerini kazıklara oturturken, Ol Fatih, fetihten sonra korku içinde sinmiş olan Rumlara patrik seçmelerini öğütlüyor ve bizzat yardımcı oluyordu.
Ol Fatih ki, bugün can kardeşlerimiz olan Bosna halkı O'nun devrinde (1483), ekmel dîn olan İslam ile müşerref oluyordu.
Ol Fatih ki, 30 yıllık padişahlık hayatında, haklı nedenlerle açtığı savaşların yirmi beşinin başında bizzat bulundu ve Osmanlı'ya 18 ülke dâhil ederek İmparatorluğun temellerini attı.
Ol Fatih ki, Yurt dışındaki ilim, bilim ve sanat adamlarına büyük teşvikler sağlayarak, onları İstanbul'a ve Osmanlı'ya kazandırmıştır. Bugünün terimiyle beyin göçü dediğimiz şeyi lehimize kullanmasını bilmiştir. Ünlü astronomi ve matematik bilgini Ali Kuşçu, bu dönemin kazanımları arasındadır. İmara önem verip Ayasofya ve Fatih'i cami olarak, Topkapı'yı saray olarak, Rumeli'yi hisar olarak Osmanlı'ya kazandırmıştır.
Ol Fatih ki, Karadeniz'i bir Osmanlı gölü haline getirdi.

Yürü, hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın?
Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın!
***
Fetih sonrası dünya tarihinde önemli gelişmeler yaşandı. Bunlar:
1. Bin yıllık Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu son buldu.
2. Ortaçağ kapanıp Yeniçağ açıldı.
3. Osmanlı devletten imparatorluğa geçti.
4. Bizans'tan İtalya'ya sığınanların katkısıyla Rönesans hareketleri hızlandı.
5. Anadolu, Avrupa ve dünyadaki güç dengesi Osmanlı'nın lehine döndü.
Bugün İstanbul, 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti seçildi ise bunu, Fatih'e ve Fatih'in nesline borçlu olduğunu hiçbir kimse unutmamalıdır.

_________________
VATAN NAMUSTUR SATILMAZ
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
ulubatlı Hasan
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 18 Oca 2008
Mesajlar: 41
Konum: Sivas

MesajTarih: Cum Oca 25, 2008 10:52 am    Mesaj konusu: BİR FETİH Alıntıyla Cevap Gönder

İstanbul'un fethi insanlık tarihi için şüphesiz en önemli
olaylardan biridir. Bunun için, fatih ve fetih hakkında yazılan gerçekler
kadar, abartılarak övülen ve yine abartılarak yerilen yerli ve yabancı
yazarların yazılarına sıkça rastlamak mümkündür. Hepimiz tarih derslerinin
ilk saatlerinde kulağımıza kazınan, tarihteki her olayın o zamanın durum ve
şartlarına göre değerlendirilmesi kuralını duymuşuzdur. Şartlar ve sebepler
tarihte yaşananların doğru anlaşılmasında ve yorumlanmasında vazgeçilemez
birer kılavuzdur.

Her şeyden önce unutulmamalıdır ki, İstanbul'un fethi bir
savaştır. İki farklı ülke ve iki farklı ordu arasında, günlerce karada ve
denizde süren çetin bir savaş. Bu savaşı şiirlerin kahramanlık dolu
dizelerine sığdırmak mümkündür. Fakat duygusallığın bu denli yoğun katıldığı
nesir veya nazım, fetihe, dolayısıyla savaşa ters düşmektedir. Fetih savaş
kimliğinden çıkarılıp şenlik havasına büründürülmemelidir. Bu belki yerli
yazar ya da şairlerimizin, milli duygular içinde heyecanla, bilerek yada
bilmeyerek fethi savaştan çok uzaklara taşıma gayretidir. Duygusallıkla
yoğrulan kelimelerin fethi bir şölen havasına sokma uğraşı en çok, tarihi
tarafsızca anlamaya çalışan öğrencilerin bildikleriyle ve öğrendikleriyle
çelişkiye düşmektedir. Unutulmamalıdır ki, gemilerin karadan geçirilerek
Haliç'e indirilmesi ardında mucizevi ve sanatsal pay aramak , en çok takdire
şayan bir emir komuta zincirine, müthiş bir iradeye ve eksiksiz bir
organizasyon gücünün var oluşuna ve yaşanmışlığına zarar vermektedir.

Aynı şekilde, o tarihlerde Doğu Roma İmparatorluğu'nun yaşadığı
sosyal ve ekonomik bunalımlarının varlığı doğru olmakla birlikte, bu durumun
fethin hazırlıklarından başlayarak sonuna kadar geçen sürede Osmanlı
Orduları karşısında ki yenilginin ve teslimiyetin esas sebebi olarak
göstermek haksızlık olacaktır. Çünkü Osmanlı Ordusu sadece kendileri gibi
eli silahlı askerlerle değil, ayrıca onların tarih boyunca övündükleri
yenilmezlik ve surların geçilmezliklerinin kendinde yarattıkları güvenle de
savaşmışlardır. İşte bundan dolayı yaşananlar uzun ve zorlu bir savaş halini
almıştır.

Sultan Mehmed her şeyden önce iyi bir müslümandır. Onu barbar
bir komutan, acımasız bir insan, hele ki, din değiştirmeye göz kırpan
kararsız biri olarak tanımlama çabası, sadece bundan dolayı bile sahte ve
asılsız olmaya mecburdur. Beraberinde dönemin seçkin din ve bilim adamları
ile tarihçilerini, direk veya dolaylı olarak kuşatmayla alakadar etmesi,
onun için fethin ne anlama geldiğini hayal etmemizde bize yardımcı
olmaktadır. O en başından beri yaşanılacakların tarihe , her şeyden en
önemlisi İslam'a ve dolayısıyla insanlığa mal olacağını biliyordu. Onun
zaten bünyesinde hiçbir zaman barındırmadığı gaddarlığı ,barbarlığı ve
insafsızlığı ona yakıştırmaya çalışmak , bu hassasiyet ve inancından dolayı
geçersizdir. Ama kim ne derse desin yaşanılan bir savaştır. Dökülmesi
gerektiği kadar kan dökülmüştür. Ve savaş başlamadan önce yaşanan elçi
trafiğinde Fatih Sultan Mehmed şehrin teslimini aksi halde savaşın
başlayacağını defalarca bildirmiştir. Amansız baskın yöntemi değil, gayet
açık ve net görünür olarak savaş hazırlıkları yapılarak savaşa başlanmış
olduğundan, karşı tarafta hazırlıklarını tamamlama ve savaşa hazırlanma
imkanı bulabilmiştir. Bu şüphesiz şehirde kalan siviller hakkında şehrin
yönetimine, Fatih tarafından verilmiş akıbetini belirleme süresidir. Bu
sürede alınacak her türlü yanlış kararın peşinde sürüklediği acı ve kederin,
fethin sahibi olan Fatih'e mal edilmemesi gerekir.

Sonuç olarak fetih top yekün bir savaştır. Hatta o güne kadar
yapılan meydan savaşlarından, şartları bakımından daha ağır ve zor olduğu
için , içinde zorluk ve direncin daha yüklü olduğu bir savaştır.
Dolayısıyla fetih ile ilgili okuduğumuz veya duyduğumuz asılsız
mesnetsiz ve haksız dayatma ve iddialara karşı, aynı ölçüde tepki olarak
duygusallığın , edebiliğin , merhametin ve masumiyetin gayreti içine
girmemeliyiz. Gözden kaçırılmamalıdır ki bu savaş, siyasi , sosyal ve
kültürel yönden bakıldığında bir fetihtir aslında. Ve bu fetih bu kadar
yalın ve makyaja gereksinim duymayan sade bir güzellik olmakla birlikte,
bize ve tarihe başlangıç olarak yetmiştir ve yetecektir.

Özkan ÇETİN

_________________
VATAN NAMUSTUR SATILMAZ
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> SELÇUKLU ve OSMANLI DEVLETİ,SULTANLARI ve PADİŞAHLARI Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



BİZİM KÖŞE



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford.

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.035