BİZİM KÖŞE
BİRLİĞİN VE BİLGİNİN MEKANI
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

gençlik!!!

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İTİKÂD VE İMAN
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
*AYYILDIZ*
er
er


Kayıt: 27 Arl 2007
Mesajlar: 26
Konum: Tunceli

MesajTarih: Cmt Oca 12, 2008 11:25 am    Mesaj konusu: gençlik!!! Alıntıyla Cevap Gönder

Hayatın tamam yada devam kısmı lise sıralarının nasıl geçtiğine, gencin üniversiteye nasıl hazırlandığına bakıyor.Bu anlamda tüm ebeveynler çocuklarından iyi bir lise bitirmelerini istiyor.Ancak gittiği lise genci nasıl bir hayata yönlendirceği düşünülmüyor.
Günümüz liselerinin bitmiş,çökmüş bir vaziyette olduğunu her gün televizyonlarda görüyoruz.Her gün binlerce şiddet olayı, okuldan çok bir geneleve benzeyen liseler…

Bunlardan biraz bahsetmek gerekirse;

1-Her gün saçı makyajı ve garip kıyafeti yüzünden okula alınmayan bir sürü genç kız var.Neden okula düzgün gelmediği sorulduğunda da ‘erkekler bizi böyle beğeniyor’ deniliyor.Ne ilginç değil mi aileleri onları liseyi iyi bir şekilde bitirip üniversiteye hazırlanmasını beklerken onlar hangimiz erkeklere daha güzel görünücez diye şıklık yarışına giriyorlar.Vücutlarını bir meyve tabağı gibi müşterisine sergileyip ve bundanda mutluluk duyuyolar.Gömleklerinin önünün açık olması,eteğinin kısa olması onlara okulda bir ayrıcalık katıyor.(!)Hepsi okulun en havalı kızı olma yarışında.Erkeklerle sokak ortasında sarılmalar,öpşmeler miğde bulandıran hareketler…

2-Onlar için okula arabayla gelmek,sigara içki kullanmak,sevgilisinin olması,bol parası olup kızlara bir şeyler ısmarlamaksa erkek olduğunun göstergesi olarak kabule edilir.
Her gün birilerinin hastenelik etmek,öğretmenlere karşı çıkmaksa övünülecek bir olay olarak aktarılır.

Tüm bu gençler bizim aynı vatanı baylaştığımız gençler.Dünya’ya neden geldiğini asıl hedeflerinin ne olduğunu unutan bu gençler bizim.Yalnız şehveni duygularını tatmin,İslam hakkında cahil kalan bu kesim bizlere çağdaş,kültürel anlamda ileri düzeyde olarak gösteriliyor.Her gün derslerde sınavların kazanmak için zikir,şükür yapacağınıza oturun ders çalışın,bunlar duayla olacak şeyler değil denilip İslam inancını yanlış aşılamaya çalışılıyor.Her gün İslam da haram olan şeyleri din üfürükcülülerin yalanları gibi gösteriyolar.İslamı gereğince yaşayanlara yobaz,şeriatçı,irtica faaliyetleri oluşturan barbarlar diye sayıp sövüyolar.
Kendileri çağdaş insanlar(!) oluşturdukları gençlik bu işte.kız ve erkeklerin aynı sırada bulunması başörtü yasağı.Bu çağdaş(!) insanlarımız gençliği ne hale getirdiler.İlim vermeye çalışırken yaptıkları ve savundukları düşünce sisteminden dolayı gençlerimizi bir bataklığa attıklarının farkında değiller.

Vatan sevgisi oluşturmaya çalışıyorlar ancak televizyonda popo sallayan kızları üstün görüp hayalı gençelerimizi eziyorlar. Mustafa Kemal’iniz bu ülkeyi böyle görmek için mi o kadar devrim yapmış yoksa bu devrimler yanlış mı algılanmış orası meçhul.
Her gün savunduğu İslam düşüncesi yüzünden ağlatılan sınıf ortamonda ezilen gençlik yarın bir gün gelsinde islamı hakikiyle yaşasın.Yapılan bu yanlışlar insanların önemsenmediği için hakkın aranmadığı için her gün derecesini artırmakta.Ve bir gün ALLAH inancını tamamen yok edicekler ki o vakit azab pek yakındır.

ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN!!!

_________________
Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Mehmet Akif Ersoy
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Hilal
çavuş
çavuş


Kayıt: 08 Arl 2007
Mesajlar: 60
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Çrş Şub 06, 2008 11:32 am    Mesaj konusu: Gençlikte yapılan ibadetler Alıntıyla Cevap Gönder

Gençlikte yapılan ibadetler

Sual: Gençlikte yapılan ibadetler, fazilet bakımından ihtiyarlıkta yapılandan farklı mıdır?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Gençlik çağı, nefsin kaynadığı, şehvetlerin oynadığı, insan ve cin şeytanlarının saldırdığı bir zamandır. Böyle bir çağda yapılan az bir amele, pek çok sevap verilir.

İhtiyarlıkta dünya şevkleri azalıp güç, kuvvet gidip, arzulara kavuşmak imkanı ve ümitleri kalmadığı zamanda, pişmanlıktan, ah etmekten başka bir şey olmaz.

Çok kimselere bu pişmanlık zamanı da, nasip olmaz. Bu pişmanlık da tevbe demektir ve yine büyük nimettir. Gençlik çağı, kazanç zamanıdır.

Mert olan, bu vaktin kıymetini bilip elden kaçırmaz. İhtiyarlık herkese nasip olmaz. Nasip olsa da rahat, elverişli vakit ele geçmez. Vakit de bulunsa, kuvvetsizlik, halsizlik zamanında, yarar iş yapılamaz. Bugün, güç, kuvvet yerinde iken, hangi özürle, hangi sebeple bugünün işi yarına bırakılabilir?

Peygamber efendimiz, (Yarın yaparım diyen, helak oldu, ziyan etti) buyurdu. Gençlik zamanında insanı üç din düşmanı olan nefs, şeytan ve kötü insanlar aldatmaya uğraşmaktadır. Bunlar karşısında, az bir ibadet pek kıymetli olur. İhtiyarlıkta yapılan, bundan kat kat fazla ibadetlerin bu kadar kıymeti olmaz.

Gençlikte, nefsin arzuları, insanı kapladığı gibi, ilim öğrenilecek, ibadet yapılacak en kârlı zaman da gençliktir.

Gençlikte, şehvetin, asabiyetin kapladığı anlarda, dinin bir emrini yerine getirmek, ihtiyarlıkta yapılan aynı ibadetten çok kıymetli olur.

[Hele başka maniler de araya katılırsa, bunları dinlemeyip, yapılan ibadetin sevabı o kadar çoktur ki, ancak Allahü teâlâ bilir].

Çünkü, maniler karşısında, ibadet yapma güçlüğü, sıkıntısı, o ibadetlerin, şanını, şerefini göklere çıkarır. Mani olmayarak, kolay yapılan ibadetler, aşağıda kalır. Bunun için insanların yüksekleri, meleklerin yükseklerinden daha üstün olmuştur. Çünkü insan, maniler arasında ibadet eder. Melekler ise, mani olmadan emre itaat ediyor.

Gençlik arzuları, Allah’ın düşmanı olan nefsin ve şeytanın sevdiği şeylerdir. Dine uygun şeyler ise, Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir. Allah’ın düşmanlarını sevindirip, bütün nimetleri veren, hakiki sahibi gadaba getirmek, akıllı insanların yapacağı şey değildir. Allahü teâlâ, hepimizi nefse, şeytana ve din düşmanlarının sözlerine ve yazılarına aldanmaktan muhafaza buyursun.) [Müj. Mektublar]

Dünya işleri yarına bırakılır, bugün ahiret işleri yapılırsa, güzel olur. Fakat bunun aksi yapmak, çok çirkin olur. Gençlikte insanı, üç din düşmanı olan, nefs, şeytan ve kötü arkadaş aldatmaya çalışır. Bunlar karşısında, az bir ibadet pek kıymetli olur.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allah katında en sevgili olan, tevbe eden gençlerdir.) [R.Nasıhin]
(Tevbe eden bir gencin cenazesi kabristana getirilince, Allahü teâlâ, "Ey Melekler, bu kabristandan azabı kaldırın! Buraya tevbe eden bir genç getirildi. Onun olduğu yerdekilere azap etmeye haya ederim" buyurur ve bütün kabristandakilerden kırk gün, azap kalkar.) [R. Nasıhin]

Tevbe eden genç
Beni İsrail zamanında bir genç, kötü işler yapar, tevbe eder, tevbesinde durmazdı. Çok günah işlese de, çok tevbe ettiği için, tevfîk-i ilahi imdadına yetişti. Büyük bir günah işledikten sonra pişman oldu. Sahraya çıkıp yüzünü, gözünü topraklara sürerek dedi ki: "Ya ilahi, ne kadar tevbe ettiysem tevbemi bozdum. Beni günahtan korumazsan yine tevbemi bozar, ebedi felakete düçar olurum. O zaman halim nice olur?"
Şöyle bir ses duydu:
"Ey kulum, sen günahından vazgeçtiğin için, sana rahmetle muamele ediyorum. Tevbeni kabul edip, kötü amellerini lütuf ve keremimle affettim." [R. Nasıhin]

Allahü teâlâ, çok merhametli olup, kullarına çok acıdığı için, bir günde ibadete, yalnız beş vakit ayırmış, birkaç şeyi haram edip, çok şeyi mubah etmiş, izin vermiştir. O halde, gençlik zamanında, sıhhatin, gücün kuvvetin, malın ve rahatlığın bir arada iken, bu zamanı değerlendirmek gerekir. Sonsuz saadete kavuşturacak sebeplere yapışmalı, iyi işler yapmalı, bugünün işini yarına bırakmamalıdır. Ömrün en iyi zamanı olan gençlik günlerinde, işlerin en iyisi sahibin, yaratanın emirlerini yapmak, Ona ibadet etmek, İslamiyet’in yasak ettiği haramlardan sakınmaktır. Günde bir saat tutmayan bir zamanı, Allahü teâlânın emrini yapmak için ayırmamak, sayılamayacak kadar çok olan, mubahları bırakıp da, haram ve şüpheli olana uzanmak ne kadar kötüdür. (M.Rabbani)

Gençliğin kıymeti
Sual: Gençlikteki ibadetle ihtiyarlıktaki ibadet arasında fark var mıdır?
CEVAP
Evet çok fark vardır. Gençlikte ibadet daha kıymetlidir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Gençlikte, şehvetin, asabiyetin kapladığı anlarda, İslamiyet’in bir emrini yerine getirmek, ihtiyarlıkta yapılan aynı ibadetten çok üstün ve kıymetli olur. (3/35)

Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
Gençlik, ömrün en kıymetli zamanıdır. İnsanın sıhhatli, kuvvetli olduğu zamandır. Bu zaman, her gün geçiyor, azalıyor, ihtiyarlık yaklaşıyor. En şerefli, en lüzumlu iş olan, marifetullahı kazanmayı [Allahü teâlâyı tanımayı], hayâl olan ömrün sonuna bırakanlara yazıklar olsun. En şerefli olan zamanları, en zararlı, en kötü şey olan nefsin arzularına kavuşmak için sarf etmemeliyiz. Peygamber efendimiz, (Yarın yaparım diyenler, aldandı) buyurdu. (1/65)

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Allahü teâlâ, ibadet eden genci, meleklerine gösterip, ”Bakın bu genç, benim için şehvetini bırakıyor. O benim nazarımda kıymetli bir melek gibidir” buyurur.) [Deylemi]

(Bir genç, ilim ve ibadet içerisinde yetişir, olgunlaşırsa, Allahü teâlâ, Kıyamet günü ona yetmiş iki sıddık sevabı kadar sevap verir.) [Taberani]

(Cömert ve güzel ahlaklı bir genç, Allah katında kendisini ibadete vermiş cimri ve kötü huylu bir ihtiyardan daha üstündür.) [Deylemi]

(Allahü teâlâ, Kıyamette, şu yedi kişiyi, hiçbir gölgenin bulunmadığı günde, Arşın altında gölgelendirir. Yani onu kendi himayesine alır:
1- Adaletli hükümdar,
2- Rabbine ibadet ederek yetişen genç,
3- Gönlü [namaz için, ibadet için] mescitlere bağlı olan,
4- Allah için birbirini seven, o sevgi ile bir araya gelip, o sevgiyle birbirinden ayrılan iki kişi,
5- Güzel ve mevki sahibi bir kadın, davet edince, ben Allah’tan korkarım diye red eden,
6- Sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar sadakayı gizli veren,
7- Tenhada Allah’ı zikredip de gözleri yaşla dolan.) [Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesai]

(Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil!
1- İhtiyarlıktan önce gençliğin,
2- Hastalıktan önce sağlığın,
3- Meşguliyetten önce boş vaktin,
4- Fakirlikten önce zenginliğin,
5- Ölümden önce hayatın kıymetini bil!) [Ebu Nuaym, Hakim]

Genç kime denir?
Sual: Bir insana kaç yaşına kadar genç denir?
CEVAP
30 yaşından küçüklere genç,
30-50 yaş arasındakilere yetişkin,
50-70 yaş arasındakilere ihtiyar,
70 yaşından yukarı olana piri fani denir.

_________________
O NURU GÖNDER İLAHİ,ASIRLAR OLDU YETER
BUNALDI MİLLETİN AFAKI BİR SABAH İSTER.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İTİKÂD VE İMAN Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



BİZİM KÖŞE



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford.

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.036