BİZİM KÖŞE
BİRLİĞİN VE BİLGİNİN MEKANI
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

zikrullahın faideleri...

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İTİKÂD VE İMAN
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Yunus EMRE
Üstçavuş
Üstçavuş


Kayıt: 13 Oca 2008
Mesajlar: 158
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Sal Oca 22, 2008 11:15 am    Mesaj konusu: zikrullahın faideleri... Alıntıyla Cevap Gönder

1. Zikreden insanlar şeytanı kovar, onun belini kırar, işe yaramaz hale getirir. Zikreden kulun yanına şeytan sokulamaz. Allah ism-i şerifindeki ateş, şeytanı yakan bir ateştir. Allah ismini anan insanın yanına şeytan sokulamaz.
2. Allah-u Teàlâ, zâkir kulundan râzı olur. Allah razı olduktan sonra, daha ötesi kalmamıştır. Allah diyen insandan Allah-u Teàlâ hoşnud oluyor. Onun için en büyük nîmet Allah-u Teàlâ'nın zikridir.
3. Zikir kalbden gam, kaygı, gussa ve kederleri giderir. Zikreden insan gam, gussa keder nedir, bilmez.
4. Zikir kalbe ferah, sürûr ve genişlik verir. Allah dedikçe kalbde inşirah hasıl olur. İnsan sıkıntı bilmez, kalb genişliği olur.
5. Zikir kalbi ve yüzü nurlandırır. Allah diyen insanların yüzlerinde bir nur vardır.
6. Zikir rızkı da celb eder. Allah-u Teàlâ'nın ismini anmak suretiyle rızkın bollanır, genişler. Cenâb-ı Hak esbâbını halk eder, kolaylıkla ve rahatça merzuk olursun.
7. Ruh-u İslâm olan zikri yapan zâkire, Allah-u Celle ve A'lâ sevgisini ihsân eder.
8. Zikrullah tevbeyi îrâs eder. Bu da Allah-u Celle ve A'lâ'ya rücu' için kalbine te'sir eder. Sığınacağı yeri, ilticâgâhı ve kalbinin kıblesi Allah olur.
9. Zikrullah kalbe cilâ verir, paslarını giderir. Kalbin pası, gaflet ve hevâsına uymaktır. İnsan, canı ne isterse öyle yapıyor; o kalbe pas getirir. Cilâsı da, tevbe, istiğfar ve zikrullahtır.
10. Zikir, kul ile Hàlik arasındaki vahşeti, korkuyu giderir. Hak Sübhànehû ve Teàlâ Hazretleri'yle ünsiyet peydâ eder.
11. Zikir, dilin gıybet, nemîme, yalan, fuhuş, boş ve faydasız sözlerden korunmasına sebep olur. Çünkü Allah diyorsun, meşgulsün, boş laf söylemeye vakit bulamıyorsun. Allah demezsen tabii, dedikoduya başlayacaksın. Gıybet de girecek, fuhuş da girecek, zem de girecek, her şey olacak... Bir sürü günahla çekilip gideceksin. Onun için, sen dilini Allah-u Teàlâ'nın zikrinden kat'iyyen ayırma!
12. Zikir ibadetlerin en kolayıdır ve en büyüğü ve efdalidir.


MEHMED ZÂHİD KOTKU H.Z.(r.a.)

_________________
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Yesevi Torunları
Üstçavuş
Üstçavuş


Kayıt: 01 Oca 2008
Mesajlar: 134
Konum: Kahramanmaraş

MesajTarih: Çrş Şub 06, 2008 12:12 pm    Mesaj konusu: Zikrullah-ın Fazileti Alıntıyla Cevap Gönder

Zikrullah'ın Fazileti

İmdi bilmiş ol ki, kalp huzuru ile Zikrullahda bulunmanın yani daima ve çok çok Zikrullah etmenin hasiyyeti de gayet çoktur. Vesvese veren şeytan Zikrullah’a başlanıldığında vesvese veremez olur ve Zikrullahtan firar eder. Zira Zikrullah manada gayet büyük bir ateştir ki, düşmanın kalbe girmesine manidir. Zikrullah ile gönüller her türlü çirkinliklerden hadesten (Temiz ve tahir) olur. Vechi kadim ona zahir olur. Zikrullah Cesede güzel bir koku, Ruha kuvvet gözlerde ve gönüllerde Nur ve munisi zamairdir.

Zikrullah insanı Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin nuru ile nurlandırır, gönülden şeytanın iğfasını uzaklaştırır. Zikrullah, kalbe ve kalıba nur ve inayettir. Ruha rüştü hidayettir, her derde devadır. Zikrullah dünya ve Ahiret belalarına manidir. Kim ki, inanarak Mevla (CC) Hz.leri’ni zikreder, şeytan ve insan şeytanı ondan (zikredenden) uzak durur.

Zikri daim olanın kalbi naim olmaz, kalbi naim olmayan da şeytanın vesvesesini bulmaz. Gizli ve Aşikare huzuru kalb ile zikredenler Sultan olurlar. “Zikrullahın Hafisi (Gizlisi) Cehrisi (Aşikare Sesli) efdaldir” buyurulmuştur. Hepsinden önemlisi kalbde Muhabbetullah hasıl ettirir ve gönülden Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’nin gayrisinin Muhabbetini giderir.

Şeytan mel’ununun bütün vesveselerini keser, şeytanı avare eder ve bütün hile ve tedbirlerini dağıtır. İmanı sağlamlaştırır. Gönül pasını giderir ve gönlü Nurlandırır. Yani bir bakıma ölülükten ayakta gezen kalbi ölülerden kurtarır. Ölmeden evvel diriltir.

Allah-ü Teala (CC) Hz.leri dil ile gönül (Kalb) ile tüm azalar ile zikrolunduğu zaman kalbler cilalanır. O ciladan gönülde Allah (CC) Hz.leri’nin korkusu hasıl olur. Ne zaman ki, gönül Zikrullahtan lezzet bulursa, o zaman iman üzerine iman hasıl olur.

Zikretmek gönül aleminden karanlığı giderir, basiret gözünü açar. Zikrullahın hassaları sayılamayacak kadar çoktur. Zikrullahı hiç terketmeyen, münafıklıktan kurtulur.

Ey kardeş! Zikrullahın fazileti, hasiyyeti ve sevabı gayet çoktur hepsi yazmaya kalkışılsa ne kağıt yetişir, ne mürekkep yetişir, ne de kalem yetişir. Bütün ins ve cin katip olsalar yazmaya güçleri yetmez Aklı selim olana bu sözlerde yeter. Bu hususta Yüce Allah (cc) Hz.leri şöyle buyuruyor: “Allah'ın (CC) ayetlerini inkar etmiş olanlar işte böyle (Haktan) çevriliyorlar.”[1] Bu kadar Ayetleri gördüğü halde inanmayan yalanlayan kimseler açık bir dalal içinde hakikatları görmeyen kör ve sağır ayakta gezen ölüdürler.

Ammar. B. İbrahim anlatıyor: “Bir veli zatı vefatından sonra rüyada gördüm. Dünyada iken onu ‘Miskin Taviye’ diye çağırılıyordu. Zikir meclislerini de çok severdi. Kendisine ‘Merhaba ey miskin!’ dedim, bunun üzerine bana şöyle dedi: ‘Hey Ammar. Artık miskinlik gitti, zenginlik geldi.’ Şöyle dedim: ‘Mübarek olsun!’ Bundan sonra bana dedi ki: ‘Cennete nasıl erdin? diye sorsana bana!’ Sordum, söyledi: ‘İşte dünyadaki zikir meclislerine devam ettiğim için bu mertebeye erdim.’ dedi.”[2]

Eğer Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ne muhabbetin ve sevgin varsa, Resul-ü Zişan’ın (SAV) yolunda bulun ki, Allah (CC) Hz.leri de sana muhabbet etsin. Allah (CC) Hz.leri’ni unutma ki, Hak Teala (CC) Hz.leri de seni unutmasın. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni zikreyle ki, Mevlayı Müteal (CC) de Seni zikreylesin.

Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni ayakta zikredersen, yarın herkesin ayakta bulunacağı o müthiş günde Hakk Celle ve Ala Hz.leri de seni zikreder. Zira kabirlerimizden kalktıktan sonra bütün mahşer halkı ile Huzuru Rabbilalemin’de (CC) kıyamda olacağız. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni oturarak zikredersen, kıyametin şiddet ve dehşetinden, Enbiyanın (AS) dahi Hak ve nar korkusu ile dizleri üzerine düşecekleri, ümmetlerini, ehillerini, evlatlarını unutarak nefislerinin kaygusu ile tiril tiril titreyecekleri, “nefsi nefsi” diye inleyecekleri o korkunç günde Allah (CC) Hz.leri seni zikreder.

Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni yatarken zikredersen yarın ölüm yatağında sırt üstü yatacağın karanlık kabrinde de, yani üstünde asırlarca muhasebe ve muhakeme gününü bekleyeceğin devrede de, Rabbin seni zikreder. Seni affına, mağrifetine layık kılar. İhsanlarına ve Rahmetine daldırır. Sana Cennet ve Cemali ile ikram eder.

Ey kardeş! Zikrullaha devam etmeni şiddetle tavsiye ederim. Çünkü ömründe ahiret nimetleri sebeplerinden en büyüğü olarak ancak Rabbini (CC) zikrettiğin vakitler mahsup edilir. Diğer ibadetlerin Rabbini (CC) zikirden sonra gelirler. O halde gece ve gündüzd e zikir için saatler ayır. zikir yap ki, onunla kalbini ölümden ölü olmaktan kurtararak diriltesin. Boş konuşmalar, dil, göz, kulak, el, ayak, kalb zinaları ile ve hezeyanlarla zayıflamış kalbini diriltesin.

Rivayet edilmiştir ki, her nefis dünyadan susuzlukla çıkar. Fakat Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni zikredenler bundan müstesnadır. Allah dostlarından Sehil (RA): “Zikri terk etmekten daha çirkin bir günah tanımıyorum” buyurmuştur. İmam Nevevi (RA) demiş ki: “Her şeyin bir cezası vardır. Arifin cezası da zikirden kesilmesidir.”

Nitekim zikrin fazileti Ayet-i Kerime’de şöyle ifade edilmektedir: “Kitaptan sana vahyedileni oku ve namazı da kıl. Çünkü namaz, kötü ve iğrenç şeylerden vazgeçirir. Allah’ı (CC) anmak elbette en büyük ibadettir.”[3] Burada “Allah (CC) Hz.leri’nin zikri en büyük ibadettir”den maksat, kalbin manevi hastalıkları ve manevi illetlerin giderilmesi hususunda zikir, namazdan ve Kur’an-ı Kerim okumaktan daha büyük ve önemli bir tesire sahiptir.[4]

Cenab-ı Hakk’ı zikretmek ilahi emirlerdendir. Allah-ü Teala (CC) Hz.leri’ni zikretme gereği, Kur’an-ı Kerim ve Hadis-i Şerif’lerde sayılamıyacak kadar çok tekrar edilmiştir.[5]

Cenab-ı Hakk (CC) Hz.leri namaz, oruç, hac ve benzeri ibadetler için belirli bir vakit tayin etmiş ve bu ibadetlerin vaktinde eda edilmesini emretmiştir. Ancak zikir için böyle bir vakit ve biçim tayini söz konusu edilmemiştir. O diğer ibadetlerden farklı olarak her zaman ve her yerde icra edilebilir. Aşağıdaki Ayet-i Kerime’ler bu inceliğe işaret etmektedir.

“Ey İman edenler Allah’ı (CC) çokça zikredin.”[6] Burada istenen çokça zikir sayı yönüyle değil, Allah (CC) Hz.leri’nin kalb huzuru ile düşünülmesi ve bir an bile unutulmamasıdır.

“Allah’ı (CC) zikreden erkekler ve zikreden kadınlar için (Allah CC) bağış ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.”[7]

“Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta oturarak ve yanlarınız üzerinde (uzanarak Allah’ı (CC) anın.”[8]

“Hacc ibadetlerinizi bitirince atalarınızı andığınız gibi hatta daha kuvvetli bir anışla Allah’ı (CC) anın.”[9]

“Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah’ı (CC) çokça anın ki kurtuluşa eresiniz.”[10] Zikretmenin gereğine işaret eden bu emirlerin bir kısmı vacib olduğunu ifade etmekte ve mutlaka yapılmasının lüzumunu emretmektedir.[11]

[1] El Mümin. S.A.63

[2] Allah’ı Niçin Anıyoruz? S.121

[3] El-Ankebut S. A.45

[4] Ruhul Beyan

[5] Huccetüz-Zakirin

[6] El-Ahzab S. A.41

[7] El-Ahzab S. A.35

[8] En-Nisa S. A.103

[9] El-Bakara S. A.200

[10] El-Cuma S. A.10

[11] Geniş bilgi için Ruhul Beyan adlı kitaba bakınız

_________________
GeLDiGiN ZaMaN BoŞLuKLaRı DoLDuRaN DeĞiL... GiTTiĞiN ZaMaN YeRi DoLDuRuLaMaYaN OL...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Zülfikar
Kıdemli Çavuş
Kıdemli Çavuş


Kayıt: 13 Ksm 2007
Mesajlar: 91
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Çrş Şub 27, 2008 2:24 pm    Mesaj konusu: Zikir Allah-ı Anmak Alıntıyla Cevap Gönder

Zikir... Allah'ı Anmak

"ZİKR" : ALLAH’I HATIRLAMA

"Dikkat edin ! Kalbler ancak Allah'ın zikri ile tatmin bulur..." (R'ad suresi - 28 )

"Allah'ı çokca zikreden erkekler ve Allah'ı çokca zikreden kadınlar; Allah bunlar için bir bağışlama ve büyük bir ecir hazırlamıştır." (Ahzab Suresi - 35)

Allah ve Sufî arasındaki ilişki Kur'an'daki bir ayette şöyle ifade edilir: "Öyleyse Beni anın. Ben de sizi anayım" (Bakara-152).

Bu karşılıklı cazibe ve bağlılık, kişinin kendini tamamen ve yalnızca Allah'ın rızasını kazanmaya adadığını ve kendinden vazgeçtiğini haykıran gizli bir aşkın ilanıdır. Bu eşsiz ve içkin hali ifade etmek için kullanılan kelime zikr'dir.

Allah, ibadetin üstün biçimlerini açıklarken, sıklıkla bu "zikr" terimini kullanır:

"Rabbini çokça zikret ve akşam sabah O'nu tesbih et". (Al-i İmran-41)

"Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı, ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin." (Nisa-103)

"Gerçekten Ben, Ben Allah'ım, Benden başka ilah yoktur; şu halde Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl." (Taha-14)

"Allah'ı zikretmek ise muhakkak en büyük ibadettir". (Ankebut-45)

"Ey iman edenler! Allah'ı daha fazla zikr ile anınız." (37:75)

Kur'an'da, Allah'ın bu yüce halden haber verdiği benzeri ifadeler içeren onlarca ayet vardır.

Bununla beraber bu ayetler inzal olduktan sonra kadın ve erkekler Hz. Peygamber (s.a.v.)'e zikr teriminin açıklanmasını sordular.

Hz. Peygamber (s.a.v.), "La ilahe illallah” Allah'ı anmanın en mükemmel şeklidir." ve "La ilahe illallah” diyen bir kişi oldukça, kıyamet kopmaz." buyurdular.

Hz. Musa’(a.s.)ya Allah (c.c.) tarafından zikrin, inananın kalbinde derin bir ihlas tesis edebilmesinden dolayı en tercih edilen özel ibadet olduğu bildirilmiştir. “La ilahe illallah” kelimesine ruhların temizleyicisi de denir.

Bu mübarek “La ilahe illallah” sözüne cennetin anahtarı da denir; çünkü Rasûlullah (s.a.v.) bir hadislerinde buyuruyor ki: Cennetin kapılan bu sözü ömründe bir kez olsun söyleyen herkese açılacaktır. Kapılar kelimesi, çoğul olarak kullanılmıştır; çünkü cennette birden çok cennet vardır. Ve bu söz onların tümünün anahtarıdır.

Kısaca, Allah indinde, bu Zikr’den daha büyük hiçbir şey yoktur : “La ilahe illallah”. Bu anma, düşünce veya kelime olarak her zaman ve her yerde yapılabilir. Bununla beraber, sufîler bunun için bir zikr halkasında oturma anlamına gelen bazı özgün törenler geliştirmişlerdir. Dünyanın pek çok yerinde sufîlerin diğer aktivitelerinden daha çok bu zikr töreni dikkat çekmektedir.

Rasûlullah (s.a.v.) bir hadislerinde buyuruyor ki:

"Allah, bir grup meleğe, Allah'ı anan ve O'nun adını zikredenleri arayıp, gözetmek üzere özel bir görev verir. Böyle bir topluluğu bulduğunda, melekler öyle mutlu ve memnun olurlar ki kendilerine katılmak üzere diğer melekleri çağırırlar. Onların etrafını kuşatarak, göklere uzanan bir yapı teşkil ederler.

Zikr ayini sona erdiğinde melekler melekût alemine döner, Allah - nerede olduklarından haberdar olmasına ve duyduğundan hoşnut olmasına rağmen - onlara nerede olduklarını sorar.

Melekler de O'na; Allah'ı anmak için bir araya gelen insanların yanından geldiklerini ve onların Allah'ı anıp zikrettiklerim söylerler. Allah meleklere "Beni gördüler mi?" diye sorar. Melekler cevap verir:

"Hayır Ya Rabbi, görmediler." Allah: "Beni görselerdi ne düşünürlerdi?" diye sorar. Melekler de "Böyle bir durumda kendilerim daha fazla ibadete verirlerdi" der.

Müteakiben Hz. Allah (c.c.) ile melekleri arasındaki konuşma şöyle devam eder:

— Benden ne istediler?

— Cennetini arzuluyorlardı.

— Cennetimi gördüler mi?

— Hayır görmediler.

— Cennetimi görselerdi ne olurdu?

— Onu daha çok arzularlardı.

— Neden korunmayı arıyorlardı?

— Cehennemden korunmayı arıyorlardı.

— Cehennemimi gördüler mi?

— Hayır Ya Rabbi, görmediler.

— Cehennemi görselerdi, ne olurdu?

— Ondan daha çok çekinirler ve daha çok korunmak isterlerdi.

Allah oradaki meleklere, 'Onu anmak üzere bir araya gelenleri affettiğini' buyurur. Meleklerden biri der ki: "Allah'ım, onlar arasında biri vardı ki tesadüfen orada idi ve aslında o halkaya ait değildi." Allah: "Onu da affettim. O zikr halkasının kenarında bulunanı bile rahmetimden yoksun bırakmayacağım." buyurur.

Sufi Tıbbı , Hakim Muineddin Çişti , İnsan Yayınları 155-161.sayfalarından yararlanılmıştır.

_________________
HAYAT;SEVGİ ve UMUT SAÇMAKTIR.BİZ HAYATI PAYLAŞMA GAYRETİNDEYİZ...
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İTİKÂD VE İMAN Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



BİZİM KÖŞE



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford.

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.073