İrbâz İbnu Sâriye (radıyallahu anh) dedi ki:
"Bir gün Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize namaz kıldırdı. Sonra yüzünü cemaate çevirerek çok beliğ, çok mânidar bir vaazda bulundu. Öyle ki dinleyenlerin gözleri yaşla, kalpleri de heyecanla doldu. Cemaatten biri: "Ey Allah'ın Resûlü, sanki bu, bir veda konuşmasıdır, bize ne tavsiye ediyorsunuz?" dedi. "Size, buyurdu, Allah'a karşı takvada bulunmanızı, başınızda Habeşli bir köle olsa bile emirlerini dinleyip itaat etmenizi tavsiye ederim. Zira, sizden hayatta kalanlar benden sonra nice ihtilaflar görecek. Öyle ise size sünnetimi ve hidayet üzere olan Hülefâ-i Râşidîn'in sünnetini hatırlatırım, bunlara uyun ve dört elle sarılın. Sonradan çıkarılan şeylere karşı da son derece dikkatli ve uyanık olun. Zira (sünnette bulunana zıt olarak) her yeni çıkarılan şey bir bid'attır, her bid'at de dalalettir, sapıklıktır."
Tirmizî, İlim 16, (267.Ebu Dâvud, Sünne 6, (4607).
Sünnet denilince Hz Peygamber (s.a.v)'in mubarek hayatında esas aldığı bazı ilkleler göz önünde bulundurulmalıdır. Bunlara örnek olarak bazı sünnetler söylemek istiyorum:
1-Bütün davranışlarımızda adaleti temel kabul etmek... Yakınımız da olsa, aleyhimize de olsa adaleti savunmak...
2-Tebliğ... Hz Peygamber (s.a.v)'in hayatının tamamını kuşatan bir Sünettir...
3-Sevgi.. Hz. Peygamber (s.a.v)'in bütün hayatında sevgi en temel ilkelerden olmuştur. Sevgi ile yaklaşmıştır. kırıcı olmamıştır. İntikam gibi beşeri zaaflardan hep uzak olmuştur.
4-Temizlik... İmanın yarısı görülücek kadar önemle üzerinde durulmuştur.
5-Cömertlik..Ramazanda cömertliği zirveye ulaşırdı. Sair zamanda da asla cimrilik yapmamıştır.
Şüphesiz bunlar elbette Sünnetlerin bir parçası. Amacımız Sünnetin sadece günlük yaşantıya ait bazı sünnetlerden ibaret olmadığını arkadaşlara hatırlatmak...katkılarınızla..