BİZİM KÖŞE
BİRLİĞİN VE BİLGİNİN MEKANI
 
 SSSSSS   AramaArama   Üye ListesiÜye Listesi   Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları   KayıtKayıt 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 

Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İSLAM DÜNYASI İŞGAL ALTINDA
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:41 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Komutan Abdullah

20 Ekim 2006
Bilal... Onu kardeşleri böyle adlandırmıştı. O da ismini aldığı o mazlum sahabe gibi esaretten hürriyete, kölelikten ebedi mutluluklar diyarına yol almayı başardı.

Doğup büyüdüğü coğrafyanın zayıf bırakılmış, mazlum insanlarının yanından ayrılarak İstanbul'a göç etti. İstanbul'da girdiği üniversite imtihanında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandı. Ama hiç bir zaman bu okulda okumayı içine sindiremedi. O kendine Rabbi?nin rızasını gaye edinmişti. Onun işi salih ameller peşinde koşmaktı. Bilal tüm yaşamını cennet için azık peşinde koşmaya adamıştı.

İlk önce 1995 yılında 21 yaşındayken, Müslümanların batı cephesi olan Bosnalı kardeşlerinin yardımına koştu. Orada 5 ay kadar kaldı. 1995 yılının sonunda savaşın barış antlaşmasıyla son buluşundan sonra Türkiye'ye geri döndü. Kısa bir süre sonra Hinduların esareti altındaki Keşmirli kardeşlerinin yanına gitti. Orada da bir müddet ALLAH yolunda çalıştı. Bir çatışma sırasında cihada beraber gittikleri Osman Öztürk isimli kardeşi şehid oldu, kendisi de yaralandı ve Türkiye'ye tekrar geri döndü. Fakat Kafkasya'da Şeyh Şamil'in torunlarından bir avuç yiğidin, dünyanın en güçlü ordularına karşı verdikleri destansı mücadeleye icabet etmek için tekrar yollara düştü.

ALLAH Resulü (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "İnsanların en hayırlısı atının dizginine sıkıca tutunup nerede bir feryad, bir tehlike sesi duysa atını oraya süren kişidir." Çeçen kardeşlerinin yanına daha önce gittiği yerlerden farklı olarak epey tecrübe kazanarak gelmişti. Yüzyılımızın Halid bin Velid'i, Seyfülislam (İslam?ın Kılıcı) Emir Hattab'ın grubunda, bölgelerden birinin komutanı olmuştu. Birinci Çeçen cihadı 1996 yılında bitti. Ama o bu bereketli cihad topraklarını terketmek istemedi.

1999'un başında birinci Çeçen Cihadında tanışmış olduğu bir şehid arkadaşının kız kardeşi ile evlendi. Bir sene sonra ismini Musab koyduğu bir oğlu oldu. Musab için; "O benim reyhanım" derdi. Ona karşı çok düşkündü. Eşine bıraktığı son vasiyetinde; "Sizleri çok seviyorum.Siz benim dünya ahiret sevdiklerimdensiniz. Ama ben cihadı, ALLAH yolundaki mücadeleyi, Rabbimin Firdevs Cennetlerini daha çok seviyorum. Şimdi ben sizleri ALLAH için terk ediyorum. Ama şunu bilin ki, Firdevs Cennetinde sizi bekleyeceğim." demişti.

6 Ağustos 1999'da başlayan ikinci Çeçen Cihadında da Bilal, bir mücahid bir komutan olarak görülmemiş kahramanlıklara imza attı. ALLAH onun eliyle birçok düşmanına azap etti ve cehennemlere sürdü. Bu savaşlar sırasında defalarca yaralandı. 1. Dağıstan operasyonları sırasında, karnına isabet eden bir kurşunla midesinden ağır yaralandı. Bundan 4 ay sonra sağ yanağına isabet eden bir mermiyle de çene kemiği ve dişleri dağıldı.En son ise, bir mayına basarak sol ayağını kendinden önce cennete gönderdi.

ALLAH Resulü buyuruyor ki; "ALLAH kıyamet günü şehidi vurulduğu ilk günkü yarasıyla, rengi kan rengi, kokusu misk kokusu olduğu halde diriltecektir."

Bu ağır yaradan sonra Bilal, tedavisi için tekrar Türkiye'ye döndü. 3?4 ay Türkiye'de kaldı ve bu süre içinde kopan sol ayağı yerine protez takıldı. Oğlunu, gönlünün reyhanını, Musab'ını kokladı, öptü. Ona doyamadan cennet kokan o şehitler diyarına tekrar geri döndü. Bu dönüşünde yanında yeni tanıştığı, ahlakından ve imanından etkilendiği Konyalı Mücahid Şener'i de götürdü.O öyle bir gençti ki yaşı henüz 19'du ama o kendisini ALLAH yolunda cihada adamıştı. Yüzü ayın ondördü gibi nurluydu, ama O gençliğini Rabbine adanmış izzetli bir yaşam için harcamıştı.

Bilal'in ve Mücahid'in şehadetlerine tanık olan bir arkadaşları anlatıyor:

Gün kadir gecesinin sabahı (2003'ün Ramazan ayının), saat 8:30 sıralarıydı. Sığınak içinde kimimiz Kur'an okuyor, ibadetle meşgul oluyor. Kimimiz de günlük işleriyle uğraşıyordu. Emirimiz Bilal ayağını çıkarmış, istirahat ediyordu. Aniden kapıdaki nöbetçi içeri girip, Rusların etrafımızı sardığını ve saldırıya geçmek üzere olduklarını söyledi. Başta emirimiz Bilal olmak üzere hemen hazırlandık. Emirimiz en önde yavaş yavaş dışarıya çıkmaya başladık. Fakat Ruslar saldırıya başlamışlardı. Bilal sığınaktan çıkar çıkmaz, vurularak şehid düştü... O ve diğer kardeşler kadir gecesi sabahı şehid düştüler.?

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:42 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Mucahid Şener

Bugün bu yiğitler, Afganistan’da, Çeçenistan’da, Filistin’de, Irak’ta ve dünyanın diğer bölgelerinde eşi görülmemiş kahramanlıklar sergilemekte ve Hakk’ın şahitliğini yapmaya devam etmektedirler. İşte onlardan biri henüz 19’unda yaşamının baharında, bu mücadelenin ön saflarında yer alan ve arzu ettiği şehadete kavuşan binlerce gençten birisi olan Konya’lı Mücahid Şener’dir….

Mücahid 1984 yılında dünyaya gelmişti. O’na isim olarak Mücahid’i seçenler, hiç yanılmamıştı. Mücahid bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesinde, çok istediği şehadete kavuşmuştu. Allah, O’nun şehadetini kabul etsin. O’nu Firdevs cennetlerinin varislerinden kılsın. Bizi de şehidlerimizin yolundan ayırmasın.

Mücahid de diğer akranları gibi güle oynaya büyüdü. Ta ki, bir şeyleri akletmeye başlayana kadar… Hayatının bu döneminde ümmetin halini düşünmeye başladı. Çevresinde ve dünyada olanlara sessiz kalamazdı. Çünkü O, bir müslümandı. Ve sahip olduğu iman, olanlara sessiz kalmasına engel oldu. Çeçenistan’daki müslümanlara yardım etmeye karar verdi. Hayallerini ve rahat olan yaşamını bıraktı. Kendisine yurt olacak olan topraklara yöneldi. Herkesin kendisine kardeş olacağı topraklara… O, mücahid ulemanın cihad çağrılarına icabet etme zamanın geldiğini düşündü. Cihad bölgelerine gidip gelen insanlarla konuştu. Müslümanların içindeki bulundukları zilletten kurtulmalarının yollarını araştırıyordu. Allah, hakkıyla iman eden bu gence rahmet etti, O’nu peygamberler, sıddıklar, salihler ve şehidler yoluna iletti.

Mücahid, Allah’ın, mazluma yapılan tecavüzlerin hiçbirinin karşılıksız bırakılmamasının istediğini biliyordu. 2000’li yıllarının başında zulmün kızıl yüzünün tekrar gösterdiği Kafkaslardan gelen ve yankısı hala süren ses Mücahid’e, yıllardır Kur’an ve hadislerden öğrendiği cihadı bizzat gerçekleştirmenin ve özlemini duyduğu şehadete ulaşmanın kapısını aralamıştı. O ses şöyle diyordu. “Ey İslâm ümmetinin aziz evlatları! Aranızda Allah’a verdiği sözde duranlar yok mu? İçinizde bu azmış ve sınırları aşmış köpeklere dur diyecek yok mu? Yahutta samimiyetle ve alçak gönüllülükle ellerini kaldırdığı zaman, duası kabul edilecek bir kişi yok mu? Bizi dualarınızda da mı unuttunuz? Nerede gece yarılarındaki ısrarlı dualarınız? Şimdi dualarınızda unutacaksınız da, ne zaman hatırlayacaksınız? Allah Rasulu şehid olan 70 arkadaşı için dualar etmişti. Bugün binlerce müslüman kardeşiniz öldürülürken sizin dualarınız, yardımlarınız nerede? Siz nerdesiniz? Müslümanların başlarına bir felaket geldiğinde Allah’a yalvarınız. Onların zafere ulaşmaları için her türlü desteği vermekten kaçınmayınız.”

Mücahid’in şehadeti yaşadığı cahiliye toplumun ve bende müslümanlardanım diyen fakat müslümanların içinde bulundukları zilletten kurtulması için kılını bile kıpırdatmayan insanlara karşı bir ihtar ve direnişin yeniden ayaklanışı olacaktır inşallah. Allah Mücahid’in ve tüm şehidlerimizin şehadetlerini kabul etsin. O’nun şehadetini tüm insanlığa bir nûr, Allah düşmanlarına da ateş kılsın inşaallah

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:44 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Osman Karakuş

1976 Kayseri doğumlu olan Osman kardeşimiz Bilal ismi ile anılırdı.

Osman kardeşimiz 1995 Bosna cihadında 6 ay bulundu. Buradan sonra Ogadin'e gitti. Ogadin bölgesinde bir süre kalan kardeşimiz tekrar Türkiye'ye döndü. Sırp katliamı altında inleyen Kosava'daki kardeşlerinin yardımına koşan Osman, burada da 1 ay kaldı.

Dağıstan operasyonu başladıktan sonra, Dağıstanlı Müslümanların cihadına yardıma giden kardeşimiz cihad beldelerine aşıktı. Nerede bir cihad varsa o orada olmalıydı. "Ben emekli mücahid olmayacağım, yatak odası mücahidi olmayacağım." derdi.

Dağıstan'a gittiğinde bunun kendisinin katıldığı son cihad olması ve şehid olması için dua etti.

Osman hayata son derece bağlı neşeli bir kardeşimizdi. Yanında bulunan kardeşlere bol bol şaka yapardı.

Hanımına karşı çok düşkündü. Cihada geldiğinde henüz 1 aylık evli idi. Hanımına şiirler yazar, bunları biriktirirdi.

2000 yılında Grozni çekilmesinde Osman 2. guruptaydı. Osman Pika silahını kullanıyordu. Şatoy'a doğru yol aldılar. Ruslar bulundukları bölgeyi ağır silahlarla sardılar. Sığındıkları eve isabet eden bir bomba Osman'ın bir kolunu kendisinden önce cennete göndermesine vesile oldu. Daha sonra kuşatma yarıldı ve mücahidler Osman'ı alarak yola koyuldular. Çatışmalar devam etti ve Osman yeni yaralar alarak 3 şubat 2000 tarihinde şehid düştü.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:45 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Ufuk Şamil

Ufuk Kaynar, 18 Haziran 1976 doğumlu, Çeçen kökenli Ufuk, mücahidler arasında "Şamil" olarak anılırdı.

Çeçen kökenli olması hasebiyle, Çeçenistana derinden bir sevgisi vardı. Türkiyeli arkadaşları yerine daha çok Çeçen arkadaşlarıyla beraber bulunurdu.

İlk Çeçen cihadına da 1996 yılında katılmıştı. Çok kibar, mütevazi ve herkesle iyi geçinen bir kişiliği vardı.

1999 yılında Dağıstan’ın Novalak bölgesindeki cihada katılmıştı. Burada da grubundan 25 şehid vererek, Rus Kuşatmasını yararak Çeçenistan’a dönebilmişti.

Ruslar’ın yeniden Çeçenistana girmesinden sonra, onlara karşı cihad saflarında yerini almıştı Ufuk. Kardeşimiz 2. Çeçenistan Savaşının 2. ayında, 1999’un Kasım ayında şehid oldu.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:46 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Yunus Emre

Yunus Emre kardeşimiz Ramazan ayı, kadir gecesi sabahında şehid düşen 13 kardeşimizden birisidir.

Onun hakkında elde edebildiğimiz bilgiler maalesef ki kısıtlıdır. Genç yaşına rağmen cihada katılmış bir kardeşimizdi.

En büyük özelliği ise kullandığı ağır makineli silahıyla ayakta savaşması idi.

Rabbimiz onun şehadetini kabul etsin.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:47 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Salih Turan

Mahlası Halil İbrahim olan Salih Turan, aslen Gümüşhaneli olmakla beraber İstanbul’da 1972 yılında doğdu. Mucahidlerin Grozni’den çekilmesi sırasında, 2000’in Şubat ayında Şehid oldu.

Evli, iki erkek bir kız olmak üzere üç çocuk babasıydı. Bağcılar Meslek Lisesi Mezunu olup, cepheye giderken, Teknik Eğitim Fakültesi Matbaa Bölümü 4. sınıfta okumaktaydı.

Lise çağlarından beri İslamî faaliyetlerde yer aldı. İslam'a aşık olan ister davetle, ister Cihadla olsun, durmadan Allah’ın yolunda yürüyen güzel bir kardeşimizdi. Kendisi çok cesur bir yapıya sahipti. Aynı zamanda yumuşak huylu ve alçak gönüllüydü. Kendisinde hiçbir kibir işareti görülmezdi.

1995 yılında Çeçenistan'a gitmek istedi. Fakat çok çaba sarfetmesine rağmen bir türlü bu isteğini gerçekleştiremedi. Bütün olumsuzluklara rağmen yılmadı ve 1996 yılında yeniden Çeçenistan'a gitmenin yollarını araştırmaya başladı. Bu sefer gayesine erişti ve Çeçenistan’a girdi. Savaşın sonuna kadar Çeçenistan’da kaldı. Barış anlaşmasından sonra Türkiye’ye döndü.

1997 senesinin 6 ayını Afganistan’da eğitimle geçirdi. 1999 senesi ailesiyle birlikte umre ve hacc görevlerini ifa etti.

Dağıstan’da cihad ilan edildiğini duyar duymaz cehpeye koştu. 1999’un Ağustos’unda vuku bulan Botlikh savaşlarına yetişip, kardeşleriyle birlikte savaştı. Boş kaldığı zamanlarda kardeşlerine yemek pişirirmek O’nun en büyük zevklerindendi. Boş durmayı sevmez, mutlaka meşgul olmak için bir işler bulurdu.

Grozni’yi kuşatan Ruslara karşı direniş destanları yazanların arasında yer aldı. Mucahidlerin Grozni’yi boşaltma kararı üzrine O da onlarla birlikte çekilirken, Yermolov yakınlarındaki bir köprüyü geçerken yaralandı. Yaralı olmasına rağmen, güneye doğru yol almak gayesiyle savaşmakta olan grubun saflarında kaldı. Güney bölgesindeki ağır Rus bombardımanları sırasında, yolculuk anındaki yorgunluktan takatsiz kaldı. Yaralarına tıbbi yetersizlikten dolayı müdahale edilemeyen kardeşimiz şehadet şerbetini içti.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:49 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Bülent Tuna

Bosna ve Çeçenistan'daki mücahidler O'na "Abdullah Hoca" olarak hitab ederlerdi.
1970 Eskişehir doğumlu olan Bülent Tuna,
Bosna cihadına 1993 yılında katıldı. Savaş bitince Türkiye'ye döndü. Çeçenistan'da cihad eden arkadaşlarına uzunca bir süre maddi destek sağladı. Çok sevdiği arkadaşı Murat konukçu şehid olunca imamlıktan istifa edip, eşini ALLAH'a emanet ederek Çeçenistan'a doğru yola koyuldu. İlk olarak 2000 yılında Gürcistan'a gitti. 3 ay burada bekledikten sonra Çeçenistan'a giremeyince Türkiye'ye geri döndü.

2001 yılının başlarında terar Gürcistan'a giden Bülent Tuna burada bulunduğu süre içerisinde ilme bir hayli önem verdi. Hafızlığını kuvvetlendirdi. Gece namazlarını ve nafile oruçlarını hiç ihmal etmezdi. Bulunduğu yerdeki mücahid kardeşlerine sık sık marşlar söylerdi.

2001 yılının Temmuz ayında Çeçenistan'a girmek için 70 kişilik bir gurupla yola koyuldular. Fakat yolda binlerce Rus askeri tarafından kurulan bir pusuya düştüler. Bu çatışmada toplam 5 mücahid şehid olurken bunların biri Bülent Tuna kardeşimizdi.

Rabbimiz Şehadetini kabul etsin ve kendisini Firdevs cennetlerine varis kılsın.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:51 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Faruk Elçili

Faruk Elçili... Şehid Melih Elçili'nin abisi olan Faruk, cahiliye yaşantısı esnasında kardeşinin hidayete erip cihada katılmasından etkilenerek İslam'a girdi.

Şehidi kardeşi Melih şöyle anlatıyor;

"Benim yaşantım abimi etkilemişti. Fakat o bazı alışkanlıklarını bırakmakta zorlandı. Bu süreçte bana hep destek oldu. Daha sonra ingiltere' ye gidip orada çalışmaya başladı. Orada müslüman kardeşlerimizle buluşup görüşmesinden sonra görüşmemizde İslam'ı yaşamak istediğini,tağuti sistemler ve çarklar içerisinde öğütülmek istemediğini söyledi. Bir süre sonrada cihada katılmak istediğini bana iletti.

Ben ona kararlı olmasını ve ALLAH için Cihadı istemesini söledim. Birlikte eğitim gördük, güzel anılar yaşadık. Cahili yaşantısını tamamen terk etti.

Daha sonra operasyona katıldık. Bu operasyonda kamera kullanıyordu. Operasyonun ilk günü görüşme imkanı bulduk. Operasyonun 1. haftasında şehid olduğu haberi geldi. Yanında olan kardeşin anlattığı sabah namazından sonra rusların ateş etmeye başladığını söylediler. Faruk kamera ile çekim yapmaya başlamış. Bir ara kamerayı bırakıp silah ile ateş etmeye başlamış. Bu sırada Ruslar Kanas ile abimi vumuşlar. Vurulduğunda yanında olan arkadaşımız tekbir getirdiğini söledi.

Ağabeyimin şehadet haberi geldiğinde tekbir getirdim ve yanımda bulunan kardeşlerimle birbirimize sarıldık. Fıtri olarak insan üzülüyor kardeşinden ayrılmaya. Ama O'nun şehidlerle, peygamberlerle birlikte olduğunu düşünmek beni mutlu ediyor.İnşALLAH rabbim bana da nasip eder."

Melih kardeşimiz de, abisinin şehadetinden 3 ay sonra şehidler kervanına katıldı. ALLAH iki kardeşimizi de hayırla mükafatlandırsın.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:52 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Ali Rıza Bayhan

Ali Rıza Bayzan, 1969 tarihinde Trabzon'da doğdu. İmam hatip lisesini bitirdi ve direnişe katılmadan önce yerel bir radyoda bir süre spikerlik yaptı. 1994-1996 Çeçen cihadına katıldı. Savaşın son bulmasıyla ailesinin yanına döndü.

İlk çocuğu kendisi cihad meydanlarında iken doğdu. Oğlunun isminin "Cihad Yusuf" olmasını istedi. Oğlunu hiç görememişti.

Oğlunu özleyip özlemediğini soranlara "Benim birinci çocuğum silahım. Onunla bu dünyada beraberiz.Cihad Yusuf'umla ise cennette beraber olacağız."diye cevap verirdi.

Ali Rıza iyi huylu, güler yüzlü bir kardeşimizdi. İnsanlarla bir arada olmaktan pek hoşlanmaz, sürekli kitap okur tefekkür ederdi. Namazlarında huşu içerisindeydi. Namazlarda sürekli ağlardı. Yaralı ve esir mücahid kardeşlerine sürekli dua ederdi.

1.ve 2. Dağıstan operasyonlarına katıldı. En tehlikeli ortamlara hiç gözünü kırpmadan girebilecek kadar atılgan ve cesur bir mizaca sahipti.

Şehadetinden bir gece önce bir rüya gördü.Rüyasında karanlık bir odada kalmaktaydı. Önünde birden gözleri kamaştıran bir nur belirir. O nura doğru yürüdüğünü görür.Nitekim kardeşimiz Grozni'den çıkış esnasında, 6 Şubat 2000 tarihinde yanına düşen bir havan topundan aldığı yara ile şehid düştü.

Ali Rıza Bayzan kardeşimizin, rüyasındaki gibi dünya karanlığından azad olunup, cennet nimetlerinin nurları ile mükafatlandırılmasını niyaz ediyoruz Rabbimizden. Çünkü O, zalimlerin zulümatın karanlığa bürümek istedikleri yeryüzünde nurun hakim olması için, canını kurban verdi. Rabbimiz kendisini hayırla mükafatlandırsın.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
KURTBEY_32
onbaşı
onbaşı


Kayıt: 07 Nis 2008
Mesajlar: 40
Konum: ISPARTA

MesajTarih: Pzr Nis 13, 2008 8:54 pm    Mesaj konusu: Çeçenistan'da Şehit Olan Türk Mücahidler Alıntıyla Cevap Gönder

Şehid Murat Konukçu

Şehadeti: 10 Ağustos 1999 Dağıstan

1974 yılında Eskişehir’de doğdu. Babasının işi nedeniyle İzmit’in Karamürsel ilçesine yerleştiler. Çocukluğu ve okul dönemi burada geçti. 1992 yılında Karamürsel İmam Hatip Lisesinden mezun oldu. Daha sonra Ahadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünü kazandı.

Lise yıllarında başlayan İslami Mücadelesi, üniversite yıllarında daha bir olgunluk kazanmaya başladı. Bosna savaşının başlaması ile birlikte eğitimine ara vererek 1995 yılında Bosnaya gitti. Yaklaşık 5 ay savaştıktan sonra, savaşın durması ile birlikte, Türkiye'ye döndü. Bosna'da şehid düşen arkadaşlarını anlatırken, kendisine nasib olmadığı için hayıflanırdı.

Aklından hep Ogadin, Keşmir, Filistin geçiyordu. Çeçenistan’da Şamil Basayev’in bağımsız bir kampının olduğunu öğrenince, 1998 yılının başında Çeçenistan’a gitti.

Bir süre eğitim gördükten sonra, kampa yardım toplamak üzere Türkiye’ye geldi. Şehir, şehir dolaşarak şahsi dostlukları bulunan esnaflardan yardım toplayarak, bu kampa götürdü. Bu faaliyetlerine 1 yıl kadar devam etti.

23 Haziran 1999 tarihinde ailesiyle vedalaşarak Çeçenistan’ın yolunu tuttu. Bu gidiş farklıydı. Yardımları götürmek gayesiyle gidiyordu. Ayrıca bir operasyonun yapılacağından haberi vardı. Şehid olması için yakınlarından dua etmelerini istiyordu. Operasyondan bir hafta önce, Çeçenistan’dan annesini arayarak helallik istedi.

Dağıstan’ın Rus işgalinden kurtulması için verilen mücadelede Türkiye'den giden müslümanlardan ilk şehidler verildi: Murat Konukçu (Cüheyman) , Cemil (Ebu Zeynep) ve Avrupadan iki kardeş birlikte gelen ve büyüğü olan Faruk. Faruk, henüz 3 aydır İslamî bilince ulaşmış bir müslüman olduğunu öğrendik. Kardeşi Fatih, daha sonra şehadete ulaşacaktı. Fatih, Bosna Cihadına da katılıp, büyük başarılar göstermişti.

Murat Konukçu, Bosna cephesine gitmeden önce, yazmış olduğu bir şiirinde duygularını şöyle ifade ediyordu.

"Dağlardır benim yuvam, sılamdır dağlar
Sılaya vuslatı özlerim
Kanım kaynar, çeker beni, çağırır kendine
Ebedî yuvaya dağlar
Haksızlık karşısında Ammar gibi kıyama çağırır beni
Ana kucağı gibi sıcak ve şefkatli dağlar
Duyarım sessiz çığlığını Bosna Dağları’nın,
Çağırır beni
Bekle, geliyorum Ey Şehid Dağları..."


Murat Konukçu ajandasına mü’minlerin vasıflarıyla ilgili şöyle bir not düşmüş.

“ Önceki mü’minlerin ilahî emirlere yaklaşımı “İşittik ve itaat ettik” şeklindeydi. Şu anki müslümanların zihniyeti ise “İşittik, düşünüyoruz, tartışıyoruz, akletmeye çalışıyoruz, mütalaa ediyoruz ve nasib olursa, ömrümüz yeterse, işimiz, gücümüz, sosyal konumumuz ve yasalar elverirse itaat edeceğiz.” demektir. Ama elbetteki mü’minler ilahî emirlere ancak “Semi'nâ ve eta'nâ” derlerdi."

Murat’ın dilinden düşürmediği duası ile şöyleydi. Tam bir Şehid’e yakışacak bir dua….

"Ya Rabb! Bize, sonu şehadet olan ameller işlet !....
Nefsimizde olanı değiştirmede bize yardım et.
Hakkı olduğu gibi anlatmayı nasip et!
Bizi, sevdiklerinle beraber yaşat, sevdiklerinle beraber ölüdür ve sevdiklerinle beraber haşr eyle!
Senin zikrini anmayı ve yaşamayı bize nasip et.
Allah’ım bile bile şirk koşmaktan sana sığınırım, bilmediklerimden de af dilerim…" (Amin.)


Murat Konukçu, Karamürsel’de oturmaktaydı ve daha önce de, Bosna cephesinde 5 ay kalmıştı. Kosova'nın Sırplar tarafından yağmalanmaya başlaması üzerine de Kosova’ya gitmek üzere Makedonya ya gitti. Kosova’ya giremeden geri dönmek mecburiyetinde kaldı. Ne pahasına olursa olsun Kosova’ya gitmeyi kafasına koymuştu. İkinci defa Makendonya’ya gitmişti. Geçiş emniyeti için gereken bağlantıları kurmuş, sınırda beklemekteydi ki barış anlaşması imzalandı. Yine geri dönmek zorunda kalmıştı.

Buradan dönüşünde, Bosna cephesinden tanıdığı Karamürselli Salih’le zaman zaman dertleşirlerdi.

Murat Konukçu Dağıstan cephesine gitmeden birkaç gün önce, yine böyle bir sohbet esnasında Salih’e;

“Bugün öyle bir rüya gördüm ki, çok enteresan. Bosna’da iken bir arkadaşım, aynen benim gördüğüm bu rüyayı gördüğünü anlattıktan sonra şehid olmuştu. Benim gördüğüm rüya o kardeşimin anlattığı rüyanın aynısı. İnşaallah Dağıstan’da Şehid olurum.” diyerek, şehadet özlemini dile getirmiş.

Murat, her sefere çıkışında, annesinden helâllik dilemek adetiydi. Annesi de ciğerparesini her seferinde “ Hayırlısı ile git ve gel. Allah yardımcınız olsun” diye dualar ederek uğurluyordu. Bunu arkadaşlarına övünerek anlatırdı.

Murat kardeşimizin şehadeti ise şöyle gerçekleşir. Kendisi Şeleka diye tabir edilen ve Kamaz kamyonu üzerine monte edilmiş, uçaksavar kullanıyordu. Uçaklar, yerlerini farkeder ve bulundukları yeri bombalamaya başlarlar. Kamyon mevzi değiştirdiği esnada freni patlar, Murat ve yardımcısı Abdulbari ismindeki Ürdün’lü mücahid, kamyonun sağ taraftaki uçuruma yuvarlanması sonucu Şehid olurlar. Murat’ın cenazesini defneden Suud’lu Osman ismindeki mücahid, Murat’ın şehadet parmağını şehadet getirir bir vaziyette ve kalbinin üzerinde olduğunu, defnederken sağ kolunu ne kadar yanına koymaya çalıştıysa da, her seferinde kolu dirseğinden büküldüğünü, elini şehadet getirir vaziyette, kalbinin üstünde koyduğunu ve öylece defnettiklerini aktarmıştır.

_________________
Toprak Bize VATAN Oldu.
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİZİM KÖŞE Forum Ana Sayfa -> İSLAM DÜNYASI İŞGAL ALTINDA Tüm zamanlar GMT + 3 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız



BİZİM KÖŞE



Powered by phpBB © 2001 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu
Chronicles phpBB2 theme by Jakob Persson (http://www.eddingschronicles.com). Stone textures by Patty Herford.

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.067