Bazıları her ne kadar düz ovaya davet etse de, dağda kimse kalmadığı için gelemiyorlar. Onları halen dağda sanan zihniyet ise boşa ateş ediyor deyim yerindeyse.
Onlar artık burada...
Mersin’de, İzmir’de, İstanbul’da , Ankara’da...
Rantın, ticaretin, kadın satışının, uyuşturucunun, yankesiciliğin ve haraçın olduğu her yerde...
Onlar artık yalın ayak değil, jiplerle...
Büyük şehirin tadını almışlar, dağa çıkmayı düşünmüyorlar bir daha...
Kandırılmışlar uyanmış, ‘madem bu yola girdik, bunun ekmeğini biz yiyelim’ zihniyetinde...
PKK, artık bir işyeri tabelası olmuş onlar için...
Niye?
Çünkü 1980 model zihniyet ve kopukluk, onları halen dağda sanıyor.
Onlar, dağdan inip bağdakini kovdular çoktan.
Ross Wilson, ki kendisi ABD’nin Türkiye Büyükelçisi’dir, diyor ki, ‘PKK problemi, ABD, Irak ve Türkiye tarafından kalıcı olarak çözümlenebilir’...
Bizce de çözümlenebilir.
Irak, bu hainleri bağrında barındırmayacak, ABD, silah ve lojistik destek vermeyecek.
Türkiye’de ‘gerekeni’ yapacak. Bu şekilde çözülür.
ABD, başına aldığı Irak belasını çözebilmiş değil. İran’ın kestiği racon karşısında gözü patlamış kurbağaya dönmüş. Kendi içinde problemlerini çözmemiş, kalkıp PKK problemini çözecek Türkiye’nin.
Gerçekten çözüme katkıda bulunmak istiyorsa ABD, PKK’ya qverdiği desteği derhal çekmeli, kolpadan F-16 uçuşlarıyla ‘ben buradayım’ rolleri kesmemeli.
Sen oradasın da biz neredeyiz?
Senin yeni olduğun yerde, biz yüzyıllardır varız.
Gerek yok böyle reklam kokan hareketlere.
Bir dakikanın, üç dakikanın hesabı yapılmaz.
Girmişsen girmişsindir.
Hesabını soracak varsa, vardır, sorar.
Konuşmaya gerek yoktur.
Sözün özü, PKK zenginleşiyor. Hem de dağdan veya düz ovadan değil. Şehrin göbeğinden, atar damarından.
Arayacaksanız davet için, şehrin ballı noktalarına pankart asın, ‘bize oy verin’ diye... Öyle megafonla dağlara seslenmeyin. Komik oluyor.
Abdullah ÖZDOĞAN